Mavi....Bu yol maviye gider mi? ' dedi çocuk.. Adam, 'Her yol bir yerlere gider. Maviyi arıyorsan ve bulmak istiyorsan maviyi; Bu yol maviye gider. - Uzak mıdır mavi? -Senin dayanabileceğin kadar uzaktır. Ama koşarsan yorulursun. Her yorgunluk maviyi biraz daha uzaklaştırır senden. - Şu giden mi maviye gidiyor? -Herkesin bir mavisi vardır. O'da kendi mavisinin peşinde. -Sen gördün mü maviyi? -Ben gördüm, görüyorum. Burası mavi. Benim mavim...
Bir sabah fütursuzca çağırır beni yanına, en güzel dediğim şehrin bağrından koparırcasına...
Öğlen sonralarının boğucu, serin avluları çağrıştıran dinginliğinde, meyvaya duran bir yemiş ağacının gölgesinden gelirim, Mezopatamya'nın dar sokaklarından, herbiri dağlara koşan ve binlerce yıllık sokaklarından gelirim....O sokaklar ki, Mem-ü Zin'in aşkına tanıklık etmiş, Ve o sokaklar ki; rüzgarla her yeri dolaşan zılgıt seslerine, o sokaklarki eşik önü sohbetlerinde binlerce yıl aynı örgüleri ören kadınların öyküsüne, ve o sokaklardaki her taşında bir 'anı''nın tozlu gülümsemesini barındırır.
Bir sabah fütursuzca çağırır beni yanına, en güzel dediğim şehrin bağrından koparırcasına...
..

çok harika
nasıl düşünmüşsünüz ve ya neden
onu da merak ettim
selamlar
Çek gemilerini benim sularımdan..
'ACI AŞKIN MANİFESTOSUDUR' rumuzlu arkadaşı sizin profilinizde kutlamam gerekiyor.Antoloji.com'un tek hücrelilerine karşı güzel yazmış.Tebrikler :))
Toplam 9 mesaj bulundu