"İki günlük bir şey bu, unutursun" tesellisinden;
İki yüz yirmi iki günlük unutulmanın besmelesine...
C, Adını ve senin için çektiğim —ama sana hiç gönderemediğim— fotoğrafları kutsal bir kitabın arasına sakladım. Senden sonra; savunmalar, cezalar, mahkemeler, davalar, işten ayrılmalar, kazalar, saldırılar, hastalıklar, yoğun bakımlar, bulantılar ve antidepresanlar... Hiçbirinden haberin olmadı.
Sen, ağlak sesli kadınların şiirlerine alkış tutarken; ben, "Adresinde yokluğunu kıyamet bildim" ve "Sadece susarak..." şarkıları ve şiirleri mırıldandım.
"Nazlan,
Sitem et,
Kırıl bana.
.....
Bahçede yüzünü öteye çevir,
Güle hayret ediyormuş gibi yap,
Gülümseyerek konuş da başkalarıyla."
En sevdiğim saçlarımı ağıtlarla kesip, "Tutacak kadar kalmasın," dedim.
Yılkı'yı sattım.
Her şeyden geçtim ama "Bende bir resmin var yüzüme bakmıyor" dedirten, ağzında yarım sigarayla ofisin önünde bana son gönderdiğin o fotoğraftan ve sesinden geçemedim.
"... Adımı sesince duymaktan vazgeçtim; sesini duysam, susacağım.
Yel esiyor ama değirmen dönmüyor.
Kuraklık bu; adın ekmeğe dönüşmüyor..."
merhem
23.05.2026 - 23:23Şu'le i biziya yı hüzn i kamer
23.03.2026 - 23:23"İki günlük bir şey bu, unutursun" tesellisinden;
İki yüz yirmi iki günlük unutulmanın besmelesine...
C, Adını ve senin için çektiğim —ama sana hiç gönderemediğim— fotoğrafları kutsal bir kitabın arasına sakladım. Senden sonra; savunmalar, cezalar, mahkemeler, davalar, işten ayrılmalar, kazalar, saldırılar, hastalıklar, yoğun bakımlar, bulantılar ve antidepresanlar... Hiçbirinden haberin olmadı.
Sen, ağlak sesli kadınların şiirlerine alkış tutarken; ben, "Adresinde yokluğunu kıyamet bildim" ve "Sadece susarak..." şarkıları ve şiirleri mırıldandım.
"Nazlan,
Sitem et,
Kırıl bana.
.....
Bahçede yüzünü öteye çevir,
Güle hayret ediyormuş gibi yap,
Gülümseyerek konuş da başkalarıyla."
En sevdiğim saçlarımı ağıtlarla kesip, "Tutacak kadar kalmasın," dedim.
Yılkı'yı sattım.
Her şeyden geçtim ama "Bende bir resmin var yüzüme bakmıyor" dedirten, ağzında yarım sigarayla ofisin önünde bana son gönderdiğin o fotoğraftan ve sesinden geçemedim.
"... Adımı sesince duymaktan vazgeçtim; sesini duysam, susacağım.
Yel esiyor ama değirmen dönmüyor.
Kuraklık bu; adın ekmeğe dönüşmüyor..."
Beni attığın ateşlerde, sigaramı yakmayı öğrendim.
Ş.Svrky
Dar Kapı
13.03.2026 - 23:23Toplam 3 mesaj bulundu