İlhan Döğer Antoloji.com

AFFIN SAHİBİ ......
Öyle zamanlar vardır ki, arkanıza dönüp bakmak istemezsiniz. Bir gölgedir sadece sizi takip eden, silik bir koyuluk diye düşünürsünüz peşinize takılanı. Ve affedememezlik kıyıya vurur zihninizde, kendinizi bağışlayamazsınız. En bağışlayıcı, en merhametli bir Sonsuz Nur'un parçasından olmanıza rağmen, affetmek gelmez bir türlü içinizden. Siteminiz, öfkeniz yalnız kendinizedir. Her olayı, üstesinden gelinmesi gereken bir öğrenme fırsatı olarak gördüğünüz anlar, hayranı olduğunuz bir yazarın satırlarından ileri gitmez olur. Ve gözleriniz bir noktaya bakarken puslu camların arkasından, sanki bir şeylerin hakkını veremiyormuş gibi bir hak kavgası başlar yüreğinizde... Islanan gözleriniz yağmur yüklü bulutlar gibi dolanır çehrenizde. Sanki sırtınızı sıvazlayan manevi bir çift kanat vardır yakınlarınızda... Zihninizde dolanan sorulara yanıt ararken, cevapların en ulvisini bulursunuz, mavinin sinesine rengarenk gergef dokuyan bir seste... Affı bağrınızda gömmeye karar verip ruhunuzu cezalandırdığınız o zamanda, üç yudumluk suyla duyarsınız bağışlamanın yüceliğini. Kendinize olan hesabınız bitmemişken henüz, asıl hesap verileceğe af niyazıyla nida ederken bulursunuz kendinizi. Yüzünüze çarpan her damla suyun buharı, alnınız secdeye gittiğinde tekrar çıkar karşınıza. Ve benliğinizi affetmekte kararlı olan yürek, sevdasını canına katık yaptığı sevgilisinden af diler; içinden geldiğince, gözlerinden indiğince, yüreğindeki sahteliklerden vazgeçtiğince... Taşınamayacak yükleri omuza vermeyen o Sevgili, secdeden kalkan başları her an seccadede duyarcasına merhametli.. sonsuz merhametli... Bu gerçeği düşündüğünüz anda, kendinize hesap sorup, ruhunuzu kelepçelendirdiğiniz anlar çok uzaklarda kalmıştır. Şimdilerde bir yücelik duyarsınız kalbinizi secdede bırakmış olarak; affetmenin şanına, yüceliğine ve sahibine dair... 'Bana göre değil! ' dersiniz sonra, göreviniz olmadığını anlarsınız hesaba çekmenin; ne kendinizi, ne de başkasını... Sonra, kendinize ettiğiniz sitemin bin misli af duyarsınız o Yüce Sevgili'den... Ve yüreğinize çizdiğiniz şiirimsi bu tablo, seven yüreklerin ümidini sevda denizinde katre katre sergilerken, bir cümle dökülür dudaklarınızdan ruhunuza: 'Affı Sevgili şekillendiriyorsa, sevdadan başka söz düşmez 'sevene'....


Bugün Ne Yaptın Sevgili .........

Kaç kez hatırladın kendine gülümsemeyi ve kaç kez suçlamaktan vazgeçtin her şeyi? Kaç kitap okudun mesela, kaç cümlesini not ettin bir kenara? Ve kaç damla düştü içine içinden, canını yakan? Her yazılmışın en mükemmeline, zikre kaç kez açıldın? Kaç kez zikir açıldı sana, nur yağdı üzerine? Bugün düne ekleyebileceğin ne yaptın sevgili ...Kızın için ne düşledin mesela, kaç kez onu sevdiğini söyledin ve kaç kez okşadın kumral, ipek saçlarını? Minik ellerini avuçlarına alıp kaç kez öptün? Şükürler olsun? Diyerek? Ve onun, gözlerinin önünde her an biraz daha şekillenen apaçık bir müjde olduğunu kaç kez düşünüp döndün yüzünü kıbleye? Ne yaptın bugün sevgili, içini huzur kaplayan ....Kaç kez huşû ile kapandın secdeye mesela gözlerin nemlenerek, kaç kez hissettin O’nu tam karşında? Ve merhametine kaç kez koştun tüm hatalarına rağmen? Yüreğine düşen her bir kara noktanın endişesine kapılıp kaç kez tövbeye sığındın ak-pak olabilmek için? Ne yaptın bugün sevgili, yüreğini bir tüy kadar hafif hissedebilmek için ....Son kuruşuna kadar dağıtabildin mi her şeyini mesela fi sebilillah diyerek? Dünya onların olsun? Terennümü dilinde kaç kez onardın elbisendeki sökükleri? Ve O’nun vaadine inancını kaç kez yineledin? Kaç kez en sıcak uykundan ayrılıp gece buluşmasına koştun sevinçle? Söyle sevgili, ne yaptın bugün sokaktaki kedi için.....Açlığa direnen beden, anne sıcaklığını özleyen bebek, öksüren komşun için... Kaç kez elhamdülillah dedin mesela? Ve kaç kez dünyaya geliş amacını tartıştın kendinle? Düne takılmadan, ama düne bir şey katarak ilerleyebildiğine kaç kez inandın? Söyle sevgili, bugün ne yaptın? Kaç kez hatırladın kendine gülümsemeyi ve kaç kez suçlamaktan vazgeçtin her şeyi? Sevmek ölmekle başlar? Çizgisinde kaç kez bulabildin varlığını? Bu yolun tam da üzerinde gelmiş olman dünyaya, nasıl bir lütuftu senin için, kaç kez şükrettin teslimiyetin için? Söyle sevgili söyle, kendini kurtarabilmek için kaç adım attın bugün?
..

Devamını Oku