Halil Akcan Antoloji.com

Şair, Şiir, Okur
GEÇMİŞE TEŞEKKÜR VE REDDİYE

Divan Edebiyatı; şiiri anlatıdan kurtarmış, şiire asli kimliğini vermiş, aşk anlayışını şiire yerleştirmiştir. Sözcük dağarcığını genişletmiş, edebi sanatlarla estetik zevki beslemiştir. Fakat toplumdan uzak kalan yanıyla şiirin temel amaçlarından biri olan toplumu ileri götürme görevini yerine getirememiştir. 600 yıl dilin olanaklarıyla sanatın doruğuna ulaşan bu edebiyat görevini tamamlamış, bizlere örnek olmak için tarihteki yerini almıştır.
Halk Edebiyatı; halkın ve halkın bireylerinin sesi olmuş; ancak belli örnekler dışında sığ kalmıştır. Güçlü şairleri, halk hikayeleri ve şiirleriyle tarihteki yerini almıştır.Bütün divan ve halk şairlerine Anadolu insanı adına teşekkürü borç biliyorum. Kültür geçmişimiz onur duyulacak bir birikime sahiptir. Ancak terk edilmiş kültüre dönme çabası nafile bir çaba olacaktır.
Tanzimat sonrası ortaya çıkan edebi akımlar genel olarak kökünü bulamamıştır. Namık- Şinasi – Ziya mektebi biçim ve dil olarak geçmişe bağlı kalarak yenilik aramaya çalışmışlar ve başarılı olamamışlardır. Sezai- Hamid- Nazım mektebi Batılılaşma ile divan arasında sıkışmış kalmışlar, şiir gücü dışında (Hamid) hiçbir ciddi üretim ve açılım sağlayamamışlardır. Mensupları aristokrat olan bir ekipten doğal olarak büyük açılımlar beklenmemelidir. Edebiyat-ı Cedide ve Fecr-i Ati toplulukları Batı'dan devşirme yapmaktan bir adım öteye geçememişler ve şiire resim, müzik ve öyküyü bulaştırarak şiire geri adım attırmışlardır. Yaşam tarzı olarak Divan kökünden gelen Milli Edebiyat akımı, içerik ve biçim olarak Halk edebiyatına yaslanmaya çalışmış, anonim ürünleri bile üretmeye (taklit etmeye) çalışmışlar; ancak hiçbir zaman halkın içerisine girememişlerdir. Yedi Meşale topluluğu, Fecr-i Ati'yi genel olarak devam çabasına girmiş, ilginçtir yedi kişiden sadece biri şair olarak kalabilmiştir. Garip anlayışı, şiiri diğer sanatlardan kurtarma çalışmasına girmiş; fakat bu olumlu hareket noktasına karşın şiirde resim, müzik gibi sanatları yok ettikleri gibi şiiri de yok etmiştir.
Toplumcu - gerçekçi şiir anlayışı gene doğru bir saikten hareket etmesine rağmen beslendiği kaynağın Anadolu dışı olması nedeniyle politik açılımlar sağlaması dışında şiiri geliştirememiştir. II. Yeni anlayışı temelde şiirde kapalılığı savunduğundan şiir kapanmış ve açılamamıştır. 1980 sonrası şiir yenilgi şiiri olmuş ve hızla şairine hizmet eden liberal bir noktaya ulaşmıştır. Bütün olumsuzluklar bir tarafa Türk şiiri büyük şairler doğurmuştur. Büyüğüyle küçüğüyle bütün şairlerimize teşekkür ediyor ve ölmüş olanları rahmetle anıyorum. Ancak Türk şiiri; şairiyle, okuruyla, eleştirmeniyle yeni bir açılım beklemektedir. Bunun için çaba sarf eden herkesin yanında olduğumu özellikle bildiririm.
..

Devamını Oku

Toplam 1 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR