Ayaz Demir Antoloji.com

BİLGE İLE KÖPEKBir bilge, bir göletin başında oturmaktadır. Susuzluktan kırılan bir köpeğin devamlı olarak gölete kadar gelip, tam su içecekken kaçması dikkatini çeker. Dikkatle izler olayı. Köpek susamıştır ama gölete geldiğinde sudaki yansımasını görüp korkmaktadır. Bu yüzden de suyu içmeden kaçmaktadır. Sonunda köpek susuzluğa dayanamayıp kendini gölete atar ve kendi yansımasını görmediği için suyu içer. O anda bilge düşünür:-Benim bundan öğrendiğimm şu oldu,der.-Bir insanın istekleri ile aras೩ ndaki engel, çoğu zaman kendi içinde büyüttüğü korkulardır. Kendi içinde büyüttüğü engellerdir. İnsan bunu aşarsa, istediklerini elde edebilir.Ama biraz daha düşününce aslında gerçek öğrendiği şeyin bundan farklı olduğunu görür. Asıl öğrendiği şey, insanın bir bilge bile olsa bir köpekten öğrenebileceği bilginin var olduğudur. Bu yüzden ne varsa paylaş, senden de öğrenilecek bir şeyler vardır diğer insanlar için...Her insanın bir hikâyesi ve söyleyecek bir sözü mutlaka vardır. NASIL BİLİMADAMI OLUNUR? Bir bilimadamının tıp konusunda yeni ve çok önemli buluşları olmuştu. Bir gazete muhabiri röportaj yaparken kendisine, ortalama bir insandan nasıl olup da daha farklı ve yaratıcı bir insan olduğunu sormuş. Kendisini diğerlerinden ayıran özellik neymiş? Bilimadamı bu soruyu 'iki yaşındayken annesinin yaşadığı bir deneyim nedeniyle' diye yanıtlamış. Bilimadamı buzdolabından süt şişesini çıkartmaya çalışırken, şişe elinden kayıp yere düşmüş ve ortalık süt gölüne dönmüş.Annesi mutfağa geldiğinde, ona bağırmak, söylenmek ya da cezalandırmak yerine,'Robert, ne kadar güzel bir hata yaptın! Daha önce bu kadar büyük bir süt gölü görmemiştim. Evet, olan olmuş. Şimdi birlikte burayı temizlemeden önce biraz yerdeki sütle oynamak ister misin? ' demiş.O da eğilip, oynamış yere dökülen sütle. Birkaç dakika sonra annesi,'Robert, bu tür bir şey yaptığında, bunu senin temizlemen ve herşeyi eski haline getirmen gerektiğini biliyor musun? Bunu nasıl yapmak istersin? Bir sünger mi kullanalım, bir havlu ya da bir bez mi? Hangisini istersin? ' demiş.Robert süngeri seçmiş ve birlikte yere dökülen sütü temizlemişler.Daha sonra annesi,'Biliyor musun, burada yaşadığımız olay, senin iki minik elinle bir süt şişesini taşıyamadığın kötü bir deneyimdi. Şimdi arka bahçeye çıkalım ve şişeyi suyla doldurup, senin dolu bir şişeyi düşürmeden taşımanı sağlayalım' demiş.Küçük çocuk şişeyi boğazından iki eliyle tutarsa, düşürmeden taşıyabileceğini öğrenmiş.Ne güzel bir ders! Bu ünlü bilimadamı daha sonra, o anda bir hata yaptığı zaman bundan korkmaması gerektiğini öğrenmiş. Yapılan hataların yeni bir şeyler öğrenmek için çok güzel fırsatlar olduğunu anlamış.İşte bilimsel araştırmalardaki deneyler de bu temele dayanır zaten. Bir deney başarısız olsa bile, o deneyden çok değerli bilgiler elde edilir.Bütün annebabalar çocuklarına, annesinin Robert'a davrandığı gibi davransalar çok daha iyi olmaz mı? ((((((((((((((((((((((((((((SÖZÜN ASLI)))))))))))))))))))))))))))))))))))) Üç şey sürekli kalmaz: Ticaretsiz mal, tartışmasız bilgi, cezasız saltanat. (Şeyh Sadi) Eğer hayat terazimizin zevk kefesiyle denkleşecek bir akıl ve muhakeme kefesi olmasaydı kanımızdaki azgınlık, tabiatımızdaki kötülük bize en olmayacak işler yaptırırdı. (W. Shakespeare) Ben terbiyeyi, terbiyesizlerden öğrendim. (Ebu'ala Ma'arri) Hayatta en büyük olaylar bir sürü iyi düzenlenen küçük tesadüflerden doğar. (Henry Fielding) Nerede yumuşak huylu insanlar varsa orada ticaret vardır. Nerede ticaret varsa orada insanlar yumuşak huylu olurlar. (Montesquieu) Toprağa ekilen tohumlar içinde en çabuk mahsul veren fedailerin döktükleri kandır. (H. de Balzac) Kendi içine bir göz atarsan orada her çeşit yıkıcı tutkudan bir depo ve hazine bulacaksın. (Demokritos) Umut etmek, mutlu olmak demektir. (Alain) İnsanın en çok unuttukları, söyleye söyleye bıkmış olduğu şeylerdir. (La Rochefoucauld) Utanmak güzeldir fakat kadınlarda olursa daha da güzeldir. (Hazret-i Muhammed) Uykusu uyanıklığından hayırlı olan kötü yaşayışlı kimse varsın ölsün. (Şeyh Sadi) Üzüntüler yalnızlıkta fazla büyür, bir sinek bir canavar olur. (J. J. Rousseau) Görev, içinde bulunduğumuz zamanın bizden istediği şeydir. (Goethe) İnsan kendi vicdanından bir şey gizleyemez. (Çehov) Yalan söyleyenlerin güçlü bir belleğe ihtiyaçları vardır. (Corneille) Sevilmeyen bir insan her yerde ve her şeyde yalnızdır. (George Sand) Toplumun yarası da, insanın yarasına benzer, çabucak unutuluverir. (Jean Giradoux) Silahların gürültüsü, yasaların sesini boğar. (Montaigne) Yaş artmakla budalalık eksilmez. (Hebbel) İnsanın hayata karşı ödevi yaşamaktır. (Eugenie O'Neill) Yaşlanmak, olabilirliğin azalmasıdır. (Paul Valery)
..

Devamını Oku
  • Sinem Kılıç
    Sinem Kılıç 06.09.2007 - 20:37

    yeni tanıştık sayılır ama iyi biri oldugunu hemen anladım konuşmasından mütevazılığından vb.ayrıca kendini tanıtım şeklide süper olmuş.senin gibi birini tanıdıgıma memnun oldum arkadaşım :)

Toplam 1 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR