Küçükken de böyleydim ben, kaybedeceğimi anladığım an “ben oynamıyorum” deyip giderdim.Kabullenemezdim mağlubiyeti.Büyüyünce oyundan ziyade daha büyük kayıplarımın olacağını bilemedim.Kimse bilemezdi.İnsanları kaybetmeden önce gitme kozunu ilk ben kullanmayı denerdim.Arada bir kazanmışlığım olurdu ama çoğu zaman kaybettim.Çocukken eve ağlaya ağlaya gelip “bir daha onlarla oynamayacağım” demeye benzemiyor bu.Yeniden bir şeyleri kazanmak adına devam ediyorsun hayatına.Kaybede kaybede kazanacağın şeye ilerliyosun.Kaybettiğin her şey bir tecrübe oluyor ve kazanacağını umduğun ne varsa koca bir hayal..Düşe kalka yaşamayı öğreniyosun.Dizlerin kanadığında ağlamamayı, annen kapıyı açtığında seni üzenleri şikayet etmemeyi ve en önemlisi susmayı.Şimdilerde susmak ne büyük marifet.Kaç yaşında olduğunuz sadece acılarınızın farklılığını belirliyo.Yarattığı ağrı hep aynı.Çünkü ben yıllar önce çok oyun ve yıllar sonra çok insan kaybettim.Ama en büyük oyunu hayat oynuyormuş, yeni farkettim.
..

Site arkadaşımız Bay Emre Çiftçi
** DOĞUM GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN...**
- Ayrıca sizi sitemizdeki bu grubumuzda aramızda görmek dileklerimizle
esen kalın.
* Antoloji Sitesi Üyeler Birliği *
Toplam 1 mesaj bulundu