BİR GÜL YAPRAĞI
7 Sene once taşındığım günü hatırlıyorum.soğuk bir şubat günüydü. Sokağa eşyalarımı taşıyan kamyon mustakbel evimin önünde durduğunda beni nelerin beklediğini bilmiyordum.o an düşündüğüm tek şey ne kadar sıkıcı ve karanlık bir yer olduğuydu.Kapımın önündeki dut ağacının kuru yapraklarına gözüm dalmıştı.kendimle o yaprağı özdeşleştiriyordum.ben de onun gibi bu sıkıcı yerde kimbilir ne kadar zaman kuruyacaktım.Ve o aklıma bir hapis hayatı geldi.işte hapishane arkadaşım asfaltta soğuk yatağının üzerine uzanmış bana allah kurtarsın der gibi bakıyordu.
onunla hiç konuşmadık.daha sonra konuşacağını sanıyordum ama o hiç konuşmadı.daha sonra hapishanenin sonsuz göğünde volta atan kuşlar yanıma geldi. bana hoşgeldin dediler.çok arkdaşça davranıyorlardı bana.sonra kendi koğuşuma çekildim.güneşin son ikramını kaçırmadan hücremin alçak tavanını inceledim.artık hücremin içi karanlıktı.eşyalarımı valizimden çıkarmadan yatağıma kendimi bırakıverdim.gözlerimi kapatıp geride bıraktığım güzel günlere doğru yolculuğa çıktım.fazla uzun sürmedi,birden irkildim.gardiyan bunu bana çok görmüştü.'burada eski günleri düşünmek yasak' sözü hala kafamın içinde yankılanır.acaba bu kadar ceza çekmek için ne yapmıştım.
neyse ki ertesi gün annem,babam,ve kardeşim beni ziyarete gelmişlerdi.
kendimi bi an dışarıda sandım.çok sürmedi gardiyan karşıda oturmuş bana zamanın dolduğunu işaret ediyordu.ailem yarın gene geleceklerini soledi.onlarla bir daha görüşemeyeceğim hissi içimi ürpertiyordu.ben onlar olmadan ne yapardım.hücremde gece boyunca bunları düşündüm.ertesi gün kulağım dışarıda gardiyanın isimimi söylemesini bakledim.ondan sonraki gün ve daha sonraki günler de de ve işte artık yanlızdım,korktuğum başıma gelmişti.
hapishane aynı bir mahalleyi andırıyordu.hapishane müdürü bir okul kurmuş herkesi almıyorlarmış geçmişimden bahsedince beni kabul ettiler.çevremdekiler daha beni tanımıyorlardı.gün geçtikçe beni aralarına daha sık almaya başladılar.ilk önceleri olaylardan kendimi soyutladım.zaman geçtikçe olayların içinde sürüklendim.okuldan arta kalan zamanımda kendimi hücreme kapattım.duvara geçen her gün için bir çizik attım.bu çiziklerin bazıları derin çiziklerdi.bazılarında kan vardı.
okulda iyi vakit geçiriyordum.ama okul sonrası içimdeki boşlukta kaybolup gidiyordum.okul dönüşü dilinin olduğunda şüphe duyduğum yaprak
..

bakın benim yazdığım yazının alıntı olduğunu idda eden varssa yüzleşmeye hazırım arkamdan konuşulmasını sevmem
Toplam 1 mesaj bulundu