Sen uykusuzluk nedir bilirsin Tırnaklarınla yastığını parçalasın hani Gözlerini tavana dikip Düşünürsün bütün gece Ve bütün bir gün Belki gelir ümidiyle beklersin? Gelmeyince Seni aramayınca Ölesiye ağlasın hani Sonra çekilip en koyusuna yalnızlıkların Ona ait ne varsa Bir bir hatırlasın
Peki MELEĞİM Sen günden güne erimeyi de bilir misin Dev bir ağacın vakarı içinde ölmeyi Bir teselli aramayı Issız parklarda, tenha sokaklarda Ve bütün şehirler uyurken Uzaklarda Deli divane yollara düşüp Yaşlanmış bir köpek gibi Eskimiş bir gömlek gibi Atılmışlığını hissettiğin oldu mu, sevilmekten
Günler geceler boyunca yürümekten Elin, ayağın, kalbin yoruldu mu
Sen yalnızlığın acısınıda bilirsin Benim yalnızlığımı da bilirmisin Unutulmak bir hançer gibi saplandı mı sırtına Herkes tarafından unutulmak...
İçinde kıskançlığın zehirli çiçekleri açtı mı Bütün gururunu çiğneyip Sevdiğinin geçtiği yollarda Bastığı toprakları eğilip öptün mü Sen çaresizlik nedir bilir misin Çaresizim...
Yanan başını Duvarlara vurup parçalamak geldi mi içinden Sen her gün bin defa öldün mü Öldüm, binlerce kez öldüm
Böyleyim diye ayıplama beni Bir gün kendimi Sonsuzluğun koynuna bırakırsam Yaralı ve yenik bir asker gibi Darılma, güçsüzmüş deme Ve Unutma ki Her seven adsız bir kahramandır Unutma ki İnsan; sevebildiği kadar insandır.
şu anda ne yazıcağımı bilmiyorum aslında...içimdekiler bir kara bulut misali çöktü içime...bir umut ışığı arar oldu gözlerim...her seferinde yıkılmaktan, türkülere sığınmaktan biraz bıtkınlık geldii galiba.. karamsar değilim aslında gülmeyii severim ...
18.05.2004 - 22:21
Seni anlatmak imkansız.. Çünkü yaşamak gerekli..! !
02.03.2004 - 16:18
...
Sen uykusuzluk nedir bilirsin
Tırnaklarınla yastığını parçalasın hani
Gözlerini tavana dikip
Düşünürsün bütün gece
Ve bütün bir gün
Belki gelir ümidiyle beklersin?
Gelmeyince
Seni aramayınca
Ölesiye ağlasın hani
Sonra çekilip en koyusuna yalnızlıkların
Ona ait ne varsa
Bir bir hatırlasın
Peki MELEĞİM
Sen günden güne erimeyi de bilir misin
Dev bir ağacın vakarı içinde ölmeyi
Bir teselli aramayı
Issız parklarda, tenha sokaklarda
Ve bütün şehirler uyurken
Uzaklarda
Deli divane yollara düşüp
Yaşlanmış bir köpek gibi
Eskimiş bir gömlek gibi
Atılmışlığını hissettiğin oldu mu, sevilmekten
Günler geceler boyunca yürümekten
Elin, ayağın, kalbin yoruldu mu
Sen yalnızlığın acısınıda bilirsin
Benim yalnızlığımı da bilirmisin
Unutulmak bir hançer gibi saplandı mı sırtına
Herkes tarafından unutulmak...
İçinde kıskançlığın zehirli çiçekleri açtı mı
Bütün gururunu çiğneyip
Sevdiğinin geçtiği yollarda
Bastığı toprakları eğilip öptün mü
Sen çaresizlik nedir bilir misin
Çaresizim...
Yanan başını
Duvarlara vurup parçalamak geldi mi içinden
Sen her gün bin defa öldün mü
Öldüm, binlerce kez öldüm
Böyleyim diye ayıplama beni
Bir gün kendimi
Sonsuzluğun koynuna bırakırsam
Yaralı ve yenik bir asker gibi
Darılma, güçsüzmüş deme
Ve
Unutma ki
Her seven adsız bir kahramandır
Unutma ki
İnsan; sevebildiği kadar insandır.
Seni Sevemez Kimse Benim Kadar
*Uyarlama
05.02.2004 - 21:12
BİR NEHRİN TÜKENİŞİ
hasretin kançanağı gözlerinde oturuyorsun
seni soruyorum
hiçbir şey bilmiyorsun
bir çağlayan gibi senin sevdana aktım
sen ise sularını kaçıran bir nehir gibi uzaktın...
tükenişi bir aşkın
bir nehrin tükenişine benzer
ne deniz olabildin
ne nehir kalabildin...
kendin ol
kendin ol
sen buysan başkası ol!
buysan kederden öleceğim
başkası olursan da kimi seveceğim?
/ne diyarbakır anladı beni ne de sen
oysa ne çok sevdim ikinizi de bir bilsen.../
sevgiyle kal...hoşçakal!
Toplam 3 mesaj bulundu