ANNE
Uzun yıllar önce dünyayı hırsın, kinin, kötülüklerin bürüdüğü zamanlardaymış. Yeryüzünün güzel, iyiliksever yumuşak kalpli perileri varmış ki halk bu perilere kendi aralarında “ANNE” dermiş. İşte şimdi sizlere anlatacağım hikâye de bu iyiliksever perilerden birisiyle ilgili.
Küçük kız artık bu kötülüklerden, insanların birbirine duyduğu nefretten bunalmış bu kötü dünyada yaşamak istemez olmuş. İşte bu sıkıntıyla kendisini karanlık ormana atmış ve başlamış ağlamaya “neden insanlar bu kadar kötü”,“niçin dünyamıza kötülükler hükmediyor” diye aklından geçirmeye başlamış. Tam o üzüntülü hallerdeyken karşısına uzun boylu, koca kafalı, koca göbekli bir dev çıkagelmiş ve küçük kıza onunla gelmesini ona çok iyi bakacağını söylemiş kız kendinde değilmiş ve o şaşkınlıkla devin teklifini kabullenmiş. Uzun çok uzun zamanlar geçmiş kız zamanla devi sevmiş devde kızı sevmiş ama kıza hiç iyi davranmaz olmuş. Çünkü zaman kötülerin, canilerin zamanıymış ya kendisini küçük ve aciz göstermekten korkmuş. Anlıycanız devin kalbi bir şatonun içine zincirlenmiş de yerine taş konmuş. Bu arada devle küçük kızın bir çocukları olmuş küçük kızın deve dayanmasının nedeni de işte bu küçük, güzeller güzeli bebekmiş. Küçük kız devin zulmüne dayanırmış da devin yaptıkları bir değil iki değilmiş. En sonunda dev iyice kötü olmuş iyice zulmeder olmuş ki küçük kız artık dayanamayıp ülkeyi terk etmiş. Az gitmiş uz gitmiş dere tepe düz gitmiş Şam’ı Bağdat’ı geçmiş tabii bu arada baya da zaman geçmiş, küçük kız geldiği bu yeni ülkede yaşama kararı vermiş. Aradan yıllar geçmiş minik bebek büyümüş, küçük kız kocaman bir ANNE olmuş sadece yavrusunu canının içini düşünür olmuş. Günlerden bir gün hiç beklenmedik bir anda koca dev çıkagelmiş ama dev sanki bizim dev değil, dev kırılgan, dev üzgün, dev şaşkın, dev aciz. Yalvarmış yakarmış anne’ye acımış anne affetmiş devi. Barışmışlar uzun sürede mutlu yaşamışlar hatta bir çocukları daha olmuş ama huylu huyundan vazgeçmez ya bizim dev gene acımasız, gene zalim oluvermiş. Bizim anne artık yaşlanmış yorgun tek kaygısı çocukları yavruları, dayanamaz olmuş deve, devde ondan geri kalır değil oda yaşlı o da yorgun ama yaşlandıkça çekilmez yaşlandıkça kötü olmuş. Hatta artık sadece anneye değil yavrularına da zulmeder, kötülük yapar olmuş. İşte bunu gören anne’nin kalbine sanki bir ok saplanmış gibi olmuş çıkmış o acıyla devin karşısına yeter demiş. Dev kadının 3 katı büyük,5 katı güçlüymüş gülmüş kadına “sen de kimsin ki” demiş ve Hapsetmiş anneyi karanlık büyük bir zindana. Yıllar geçmiş anne hep çocuklarının kalbinde kalmış aralarında sanki gözle görünmeyen, hiçbir gücün koparamayacağı hiç kaybolmayacak bir bağ varmış. Zamanla çocuklar unutur ama annelerini, dev unutturur. Bir gün dev ölür küçük çocuk fırsat bu fırsat özgürlüğün tadını çıkarmak için dışarı fırlar, içinden bir ses onu zindana götürür. Hani şu içinde annesinin kilitli kaldığı zindana. İçeri girer ve annesini görür tanıyamaz belki ama hisseder onu sarılır. Gözlerinden akan yaşlar annesine olan özlemini anlatmaya bile yetmez susar ve olanca gücüyle annesine sarılır.
..

Canım başarılarının devamını dilerim.
Toplam 1 mesaj bulundu