Uyan artık ey gözlerim, ağlama.
Ben senin her bir damla gözyaşının hesabını
nasıl veririm diye düşünürken
boğma beni, dinmek bilmeyen o gözyaşlarınla.
Yaş dolu gözlerim…
Aynalardan buğulu gözlerle bakma.
Kuruyan dudaklarıma çare ararken,
sağanak yağmura dönüşüp can vermeye çalışma.
Ey gözlerimin nuru,
nefesimi tutup son bir damlanı
yanağımdan akıtmak istiyorum bu gece,
rüya âleminde…
Kapan artık fani dünyanın karanlık, günahkar kısmına…
Uyan gözlerim.
Yanıyor ciğerlerim,
beş vakit boynumu bükerim.
“Allah... Allah...” derken
titriyor parmak uçlarım,
açılıyor ellerim,
gökyüzü bile susuyor o an.
Dilim yanar, kalbim yanar,
günahlarımın ağırlığıyla
dizlerim titrer,
çöker zavallı bedenim.
Ben bu yaşlı gözlerle Kâbe’ye yüz sürmek isterim.
Gidip dönmemekte varsa
Muhammed Mustafa’nın kabrine,
bu da benim en güzel kaderim olur.
Nice sultanlar, nice saltanatlar
toprağa karışıp geçti.
Son bir damla gözyaşıyla
planlar altüst olur,
hayat bile durur.
Uyan gözlerim.
Aynalarda kendime suçlu gibi bakıyorum.
Geçmişin yankısı gibi her kırık parçada
bir dua, bir feryat duyuyorum.
Ama artık tövbelerdeyim…
Biliyorum, unutamıyorsun.
“Canım” dediklerini
toprak anaya emanet ettin.
Boynu bükük ayrıldın mezarlıktan…
Uyan gözlerim.
Belki bir gün hiç açılmayacak bu yaşlı gözler,
bu yüzden şimdi,
bu son damla süzülmeden önce
Rabbimi zikretmek,
ve “Muradına erdin” müjdesini görmek için…
Uyan gözlerim.
Son damla yaşım düşerken sessizce,
Kapanır gözlerim, huzura erince.
Gözüm kapanır, dilim susar kalbim konuşur, arşı ala dinler.
Fani dünya ardımda kalır artık,
Rabbimle buluşur sonsuzlukta kalbim.
Kayıt Tarihi : 26.1.2026 02:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!