Utandım:
Zamanın rüzgârı tersine esti,
İffeti fırlatıp atandan utandım.
Sükûtun bıçağı sesimi kesti,
Ruhu kir içinde yatandan utandım.
İşi düşen kapı kapı dolaşır,
Kibri dağı aşmış, göğe ulaşır.
Haset çamuru her yanına bulaşır,
Yolunu karanlık tutandan utandım.
Ekmek paylaştığın kurşun sıkıyor,
Gıybeti bir yangın gibi yakıyor.
Sırtından vuranlar öne çıkıyor,
Kendini dev aynasında satandan utandım.
Edep tarlasına baykuşlar tünemiş,
Arsızlık postunu her can denemiş.
Kimse bu devirde "dur" diyememiş,
Haramı helale katandan utandım.
Dışı saray gibi, içi bir viran,
Bulunmaz bu asırda ahdine duran.
Mazlumun bağrına pençe vuran,
Ecelden öteye kaçandan utandım.
Dünya gailesi bir dar ağacı,
Gaflet diliyle verirler acı.
Başımda hırs değil, sabırdır tacı,
𝓚𝓪𝓵𝓮𝓶𝓼𝓲𝔃 𝓢̧𝓪𝓲𝓻 bakıp utandım.
Kayıt Tarihi : 28.1.2026 16:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!