Gönlümün yorulduğu yerler var benim,
kimsenin haritasında işaretli değil.
Ne bir adresi var ne de bir adı;
sadece içimde, suskunluğun
en çok yakıştığı yerde durur.
Oralardan seslenmedim artık,
çünkü her kelime biraz daha eksiltiyordu beni.
Haklı çıkmanın gürültüsünü
ruhuma fazla buldum;
ben sustum,
onlar kazandı sandı.
Oysa bilmezler,
bazı vedalar yenilgi değil,
kendini kurtarmaktır.
Usulca çekildim;
kapıyı çarpmadan,
hesap sormadan,
arkama dönüp bakmadan.
Çünkü anladım ki
kırılan şey hep kalp değil,
bazen insanın inancı oluyor.
Bu dünyada ölüm varken
neyin kavgası bu kadar büyük?
Hangi haklılık
bir mezar taşına sığacak kadar değerli?
Varsın siz haklı çıkın,
ben kalbimi kurtarayım.
Ben artık
her söze cevap yetiştiren biri değilim.
Her suskunluk bir yenilgi değil;
bazen aklın,
bazen yorgunluğun,
bazen de merhametin adıdır.
Kırıldığım yerde bağırmadım,
anlaşılmadığım yerde açıklamadım kendimi.
Çünkü öğrendim:
Anlamak isteyen zaten suskunluktan duyar sesi,
duymak istemeyen
en gürültülü çığlıkta bile sağırdır.
Nasıl olsa
ne bu haklılıklar sizinle gömülecek,
ne de benim susuşum
bir yük olacak toprağa.
Herkes kendi yükünü taşır bu hayatta,
kimisi kelimelerle,
kimisi sessizlikle.
Ben sessizliği seçtim.
Çünkü bazı kalabalıklar
insanı yalnızlıktan daha çok yorar.
Ve bazı “haklılar”
insanı haksızlıktan daha çok incitir.
Şimdi gönlümün
yorgun olduğu yerlerden
usulca çekiliyorum.
Ne kin bırakıyorum ardımda
ne de bir beddua.
Sadece kendimi alıyorum yanıma;
çünkü öğrendim:
İnsan bazen herkesi affeder de
kendini geride bırakır…
Bu kez öyle olmadı.
Bu kez ben kaldım.Usu
Kayıt Tarihi : 2.1.2026 23:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!