Bir takvim yaprağı düşüyor,
geceyi yırtan bir sessizlik gibi.
Zaman, paslı bir anahtar,
kilidini unuttuğumuz kapılarda sallanıyor.
Hafızamda, eski bir şehrin
sönmüş lambaları yanıp sönüyor hâlâ;
gözlerin—
gözlerin orada kalmış,
kimsenin uğramadığı bir istasyonda.
Ben mi hatırlıyorum seni,
yoksa sen mi beni unutuyorsun
her yeni günde?
Unutmak,
bazen hatırlamanın
en ağır biçimi…
Kayıt Tarihi : 24.8.2025 18:16:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!