Uzak ezgiler çınlarken kulaklarında
gitmediğin şehirlerde baharlar yeşerecek senin şerefine
adının geçtiği şarkılar çalarken sokağında
bir gençlik bitecek, üzüleceksin!
Sigaranı yakıp, ilk yudumunda birandan
Bilinmiyor bir hediye mi bu bahşedilen
yoksa bir ceza mı, ansızın gelip de ömre vakfedilen
yüzyıllar yorgunluğu taşan zihnin büründüğü silüeti yırtıp
dejavular arası bir zamandan hiç olmamış bir vakte yazılan
hayalin gerçek üzerine yaptığı yıldırıcı baskı, yırtık ciğerden
derin bir nefes alınıp evlatlık verilen ömürde
Ah Lila!
Biraz umut alıp yanımıza
Biraz da dua
Ve o kırılmaz inancımızı
Sarıp ayetle kor yüreğimize
Bir değeri olsun dersen ömrümüzün
Düşünmek,
Bir düşte bir düşü düşünmek
yalnız bana dönük sorulara, senin sızından cevaplar düşünmek
İçine konuşmaktır düşünmek
Geceye, yıldızlara, sonbahara susmak
Bir şarkıyı mırıldanırken ansızın durmak ve düşünmek..
Ah Lila!
Zamansız pervazlarda
Pervasızca dolaşan başkaldırı,
Yasaklanmış bir Türklük kadar eski;
Aşka küskün kavgasızlık!
Sen kalbindeki ağırlıkla geçemezsin sıratı
Gel benim sırtıma yükle bir gençlik masasında
Günahsa tenin, sesin haramsa,
Ve gözlerin hala aklımdaysa
Ben onu da çekerim.
Kör bir bıçak, gezinen damarlarımda
Yalnızlığımın kanına sızan zehir
Gümüş kadehte yağmur sularıyla yıkanmış
Kor alevlerle ısıtılmış, dinlendirilmiş acemi telaşlarla
Bir şiir nasıl yazılır
Ah çocuk!
Siyah beyaz düşlerin düşlendiği
Yırtık perdeli zamanın, ayaz kesiğinde
Olmayan bir detayı kaçırmamak için tekrar tekrar izlenen
Bir kayıt değil midir hayat?
Bu yüzyıla olan kinimi getirdim sana
Krapon kağıtlarına şiirler yaz diye
Ellerin titriyor görüyorum
Acemisisin böyle sevilmelerin.
Bu yüzyıla olan sevgimi getirdim sana
Beni böyle hatırla
Rüzgara biraz
Sonra gençliğe
Şehirlere ve şiire
Bir yarımın umudundan
Bir bütünün arzusuna
Yürür gibi bilmediğin sokaklarda




-
Murat Demir
Tüm Yorumlarborteçine hareketi engellenemez.