Sevgili,
Hiç görmeden âşık olan bir eliftim.
“Şiir yazdırma” demiştim,
yazınca delirdiğimi bilmiyordun.
2021 Haziran değil miydi,
içten içe yanıp
sessizce yıkıldığım?
2022 Ağustos sabahı ise…
İçime kar yağıyordu.
Babamın acısı,
senin yokluğunla birleşmişti.
Birini toprağa verdim,
birini zamana.
Ama ikisi de
bende kaldı.
“Yas ağırdır” derler.
Aşk daha ağır.
Çünkü yaşayan birini göremeden
kaybetmek miydi,
mezar taşsız bir ölümdür.
Sen yanımda olmasan da
her adımda izini sürdüm.
Senden büyük bir beklentim yoktu—
büyük konuştum, yandım.
Karşına çıkmadan çekildim.
Söyle,
mutlu musun
ben senden habersiz yanarken?
Babamın adını andığımda
gözlerim dolar.
Senin adını andığımda
göğsüm yanar.
Ateşten gömlek göğsümde yanan özleminle
Biri sızı,
biri yangın.
Biri geri gelmez,
diğeri gelse de
eskisi gibi olmazdı.
sorumlulukların mı,
beklentim yoktu ki ...
Sarılacak bir omuz aradığımda
ikiniz de yoksunuz.
Ama biliyorum,
ben ikinizin arasında
yaşamak zorundayım.
Yas sabırlıdır; bekler.
Aşk sabırsızdır; yakar geçer.
Ben ikisinin ortasında kül oldum.
Ama hâlâ nefes alıyorum.
Hâlâ yazıyorum sana.
Sevgili,
belki bu mektup
hiç ulaşmayacak.
Ama bilmeni istedim:
İçimde hem toprak var
hem ten.
Ve ben
ikisini de
seninle paylaşmak istedim.
Seninle,
yaşayanla ölü arasında
asılı kalmış
bir ruh.
Sevgili,
sustum, rüzgarını tanıyorum,
bil ki ben karanlığı tanıyorum.
Ama artık
güneşin nasıl doğduğunu da
biliyorum.
Özür dilerim/adamım...
Kayıt Tarihi : 26.2.2026 21:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!