Ey kalbimi aşkla kurulayan yağmur!
Gökkuşağımın buharlanışından ne anlıyorsun?
Senin bilmediğin ruhumun ortasında küfe dönmüş rüya.
Beni ayaklarımdan saçlarımın romatizmasına ilmek ilmek işleyen dünya.
Sana duyuruyorum.
Nasılsa her gün fazlalıktır ayrılığa.
Kaç kadının dölüsün ölüme?
Sesim kendi duvarımı boyuyor.
Kaderle mutluluk fırçasını tutuyorum.
Nasıl da düşmüyor?
Sevgi,kedi,emek,köpek,kitaplarım.
Boğuyor patisinin yazısı umutsuzluğumu.
İyi ki uçurumumdan düşüyor uçurumun.
İlk kez şiirimin yaprağını ben koparmıyorum.
Bana sırtını dön ah!
İçimde saklı tuttuğum yele hırkalar giydirme.
Örtme yıldızlarımın üzerini.
Karanlıktan titreseler bile.
Rüzgâr en çok güneşe işlemese de…
Sesine ah ettim.
Dilim affetti.
Seline ah ettim.
Bulutlarım affetti.
Şimdi sırtımı güneşe,
Yüzümü gökyüzüne,
Gitme vakti.
Kirpiklerimi penguenlere emanet ediyorum
Ve
Kapanıyor içine ağlamalarım.
Giderek.
Yok olduğum yere varıyorum.
Kayıt Tarihi : 20.2.2026 03:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!