Türkü yine aynı türkü, saz ise başka bir tel,
Ses aynı kaldı belki, yalnız çalan el değişti
Köyün kapısı açık, bahçede hâlâ bir dal,
Yıllar geçti aradan, yüreğim aynı yerde, aynı hâl
Guguk kuşları bu ezgiyi kış akşamları mırıldanırdı,
Kapıda bekleyen gözler gönül taşı kırık sanırdı
Ocakta kor, pencerede soluk bir ışık,
Her nağmede bir dua, her sözde bir sızı, bir de aşık
Yeni tel daha parlak, parmaklar da genç, ellerde,
Ama ağıt kendi yerinde, sesin yolu daim dertde
Ne kadar değişse de çalanın adı sanı,
Türkünün ruhu hasret, hep aynı acı
Değişen sazlar değil, dinleyen yürek oluyor,
Her tel yeni bir nefesle türkünün sırrını soluyor
Bir zamanlar bu ses bana dünyayı dar etmişti,
Şimdi aynı nağme, bir dost gibi yarimdi
Gurbette bir gece, sazın sesi duvara çarptı,
Hatırladım yüzünü, gözüme bir kırık ümit battı
Yabancı şehrin ışıkları altında yalnız durdu,
Bu türkü bana kendi toprağımın adını sordu
Yıllar geçse de içimde aynı eski ezgi inler,
Her dönüşte biraz ben, biraz da mazi söyler
Gülşen Tosun
Kayıt Tarihi : 22.10.2026 13:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!