Ben bir gece vakti ölmek istiyorum.
Ölüm kadar karanlık bir gecede ölmek,
Çok soğuk olsun istiyorum gece,
Ürpersin içim,
Senin gittiğin gün ürperdiği gibi,
O gün, evet o gün ölmüştüm ben belki de,
Acımı çıkarıp alayım derken,
..
Yakalanmışım gece koyusu gözlerine kaçamıyorum yâr. Yörüngene giymiş ay gibi senden uzak duramıyorum. Korkmuyorum hiçbir şeyden aklımı kaybetmekten korktuğum kadar. Gözlerin diyor ki, “Yaklaşma, ben bir ateşim.” Ama o ateşe ellerimi uzatmadan duramıyorum.
Sevdâ mı bu karabüyü mü seçemiyorum yâr. Bin mecâz savuruyor gözlerin, ben hece mi ârûz mu ölçemiyorum. İstemiyorum hiçbir şeyi o gözlerde ölmek istediğim kadar. Ama ben sana bunları söyleyemiyorum.
Girmiyor aklıma ne Osmanlıca ne de Farsça. Duymuyorum hoca ne anlatıyor, “İkinci Yeni”yi, “Garipçiler”i, “Hisarcılar”ı da. Senden başka bir şiir duyamıyorum. Sana sen benim Mona Roza’msın diyemiyorum.
Saklamıyor beni kapı aralıkları seni gizlice seyrederken yâr… Ha bre bir arkadaşına yakalanıp esaslı bir bahane uyduramıyorum. Aynalı minibüs koltuklarını sen önümdeyken seviyor, gözlerinin yokluğunda nefes alamıyor, alamıyorum…
..
'Seni Seviyorum! '
Nasıl bir kelimedir ki bu,
İnsanı allak bullak eden bir anda,
Nasıl bir histir ki bu,
Beni bana unutturan,
Varlığımı, yokluğumu sen kılan bir anda
AH! ! ! !
..
Biri çıkarsın beni bu senaryodan
Bu, sonu olmayan oyundan..
Kirlendi sahnem, sahnem toz toprak..
Annem çağırırdı eskiden pencereden
Sokaktaydım, sokak benimdi.
..
Mutluluk
Seviyorum, seviliyorum,
Var mı bundan büyük mutluluk,
Pek yakında başlar, hayat yolunda,
Her günü, neşe dolu yolculuk.
..
Adı değişti,
Çile oldu zaman.
Ama hala devam ediyor,
Ritmini hiç bozmadan acıtmaya,
yaralı kalpleri.
Adı değişti,
..
Öyle çok isterdim ki bu gece habersizce gelmeni..Aniden kapım çalınsa örneğin,uzun uzun basılsa zile,koştuğumda kapıya seni görüversem karşımda,gülen gözlerini,sevecen sözlerle' hoşbuldum' demeni duyuversem.
Öyle çok isterdim ki! İçli,gür sesinle şiirler okumanı eskisi gibi.Senin şiirlerini,özlemini önüme serdiğin,dinledikçe ruhumu okşayan şiirlerini.
Öyle çok isterdim ki! Memleketimin türkülerini yine senin sesinden dinlemeyi,yanık yanık...Mendil sallamayı oyundan oyuna,mor koyunu duyduğunda kalkıp eş etmeni kendine yine öyle isterdim ki! Bilmediğim türküleri,senden öğrendim ben,senden dinledim en güzellerini.El el olduk,halaylar çektik,horonlar teptik,ezgiler serpildi önümüze,kah ağladık kah güldük.Trabzon Yaylasını,Drama Köprüsünü,Harran Ovasını gezdik dolaştık türkülerin nağmelerinde..Ahhh! Öyle çok özledim ki seni!
Öyle çok isterdim ki! Gözlerimden akan şu uykuma ortak olmanı.Ve çok özledim biliyor musun? Uyku aralarında sessizce sevdiğini söylemeni..
Beni her zaman her gelişinde yalnız bıraktın ama hep döndün geri.
Nerdesin şimdi kimbilir? Muhtemelen ellerim ellerinde sıkıca tutmuş,
hayaller görüyorsun buz dağı olmuş yatağında.Ben ise uykulu gözlerle,
..
Varsam Trabzon şehrine
Kapılsaydım sihrine
Boztepeye çıkınca
..
Kaybolan günlere ağla,
Yaşayalım, gel bu akşam,
Hiç mi, sevdâlar çekmedik,
Benimle ol, akşam- akşam…
Gölgeler kayboldu, gitti,
Sevgilim, bu akşam- akşam,
..
Sensizlik
Sensizlik ne kadar zor
Sensiz yaşamak zehir
Yatağına al beni
Ya deniz ol ya nehir
..
Askerlik Şubesindeki son yoklamada Personel Yüzbaşı karşısındaki
asker adayı gençlere bakarak tek tek tahsillerini soruyordu..
- Adın soyadın...?
- Mehmet Terzioğlu Niğde İlkokul mezunu
- Hüseyin Avcı Kayseri lise mezunu
- Selami Topçu Trabzon ortaokul mezunu
- Berk Hekimoğlu İstanbul Tıp Fakültesi 1. sınıftan ayrılma
..
Türkülerim
sol göğsümü deliyor
uzaklarda oluşun
iki damla gözyaşıdır
yüreğimdeki boşun
..
Markadır ülkemizde bu yörenin uşağı
Güvenin garantisi hak-hakikat aşığı
Bu güzel insanların Trabzon’dur beşiği
Bordo mavi bakışın yetiyor Trabzon’um… Osman ŞAHİN
Trabzon Türkiye’nin daima hamisidir
Geçit vermez düşmana vatanı değerlidir
..
Benden çok mu sevecek
O eller seni
Söyle yüreğinde ki çiçekler
Solmaz mı?
Güneşsiz buz tutar cennetin,
Kalbini yakmadıkça kalbim
Güneşi içsek ne fayda
..
Cenaze töreninde
Aşkımızın,
Son öpücüğü,
Rüzgar kondurdu
Dudaklarımıza
Sonkez dokundu
gözlerimiz birbirine
..
Gökyüzünü katlayıp
Koydum cebime
Bir tek senin yıldızın
Kaldı geriye
Doğadaki renkleri
Koydum cebime
..
Tükettiniz artık
Mavileri, yeşilleri
Akıttı artık son damlaları
Gözlerimiz
Bir avuç
Deniz mavisiydi
Bize miras kalan
..
Martılar özgürdür teninde,
Karagözlü denizim,
Gökyüzünün rengi vuruyor gözlerine,
Hırsını kayalardan alıyor dalgaların
Kim incitti seni, küskün yüzün
Yakamozlar değmesede tenine,
Gökyüzünde ki tüm renkler,
..
Nur saçılır karanlıktan, siyahta gizlidir renkler,
Gün ağarmadan gör tanı, kandil akşamı- akşamı...
İşleyen uzuvlarını, her bir fabrikanı tanı,
Sessizlikler içindeki, çınlatan ses çıkartanı!
Çatışmayan trafikte, örtüşürler kat- kat üste,
Üçyüzaltmış derecede, ters çalışan fabrikanı! ...
..



