Fethin sembolü suskun, yanar kutlu dilekler
Susturulmuş mabede matem tutar melekler
Ezanlar okununca utancından büzülür
Alem boynunu büker, gözyaşları süzülür
Fethin nişanesini bak ne hâle koydular
..
Değmesin kirli nazar senin güzel yüzüne
Hayatta bütün renkler hoş görünsün gözüne
Cümle asil duygular yuva yapsın özüne
Yarınlara selamsın, göğümde güneş sensin
Buz tutmuş gönüllerde korlaşan ateş sensin
..
Bizi bizden gayri kimse anlamaz
Kuzgun leşe, devlet başa Türkoğlu
Al bayrak göklerde, yürekte namaz
Bahar ısmarladık kışa Türkoğlu
İhanet çemberi daraldığında
Başına buyruklar yol aldığında
..
şiir ölü iken yazılır, sen!
şiir kabuğundadır yaranın
delirir bilinci evriltirken
aşka saldırır korkudan
cinayet işler durup dururken…
..
Gam olur mu aşığa, yaralanmak gönülden
Her yara, uçuruma bayır olmak marifet
Vazgeçer mi hiç bülbül dikenliyse gülünden
Her acıda, her şerde hayır bulmak marifet
Kuyunun diplerinde yusuf olmak belki de
O uğurda kaybolup kendini bulmak birde
..
Bir bozkurtlar bilir
Birde hilal ayın 3 halesi
Derdini anlatamazsa sessiz kalır nefesi
Çehresinde gülen
Hiç solmayan güneşi
Bir ümit var içinde
Dilegetirir her yeminde
..
karanlığın gözlerinde
uyanırken kanlı güneş
çıplak tepelerinde özgürlüğün
kızışır ateşin dansı
yanar nice tutkular
karlı dağların yamaçlarından
..
biz sevdik
dağların ardındaki o köyü
ağaçları
ırmakları
kuşları
sisli havayı dinledik.
doğsun mu doğmasın mı güneş.
..
Yıkılası zalim gurbet,
Ne ben, ben kalabildim sende.
Nede sen sen olabildin benle,
Anlamadık birbirimizi yıllar geçti de.
Alnımın terini görmedin,
Emeğin kıymetini bilmedin,
..
batan güneşin hüznü
öperken kızıl suları
ağaçların saçları kanayacak
menzile varacak her akış
denize koşan ırmak
sapmayacak yolundan
..
Her şeyinle doğalsın
Güven benim sözüme
Taşra kızı EMİNE
Böyle daha güzelsin
Yapay şeyler kullanma
Kaşlarını aldırma
..
yitik umutların gözlerinde
ayaklanırken tutkular
akıp gidiyor günlerin kanı
sevginin yeşil kıyılarında
uçuyor esin kuşları
göz kırpıyor imgelere
..
Minik bir manolya gibi
Konaklar kumsalda sevgi
Tutuşur tutsak arzular
Karadeniz’in koynunda
Kızışırken renklerin dansı
Özlemin gözlerinde gezinerek
Sıcak şiirler üretir yanık bir yürek
..
Utanıp sıkılmadan
Kandırdılar milleti
Yalanlanmıştı o gün
Çernobilin illeti
Şimdi güller soluyor
Yüreğim kahroluyor
..
Hırant’ın Ardından
Güpe gündüz vurdular gazeteci Hırant’ı
Bakmak lazım kime yarıyor bu ölümün rantı
Trabzon kaynaklı infaz olabilir mi rastlantı
Rahip Santaro’ nun kanı da burada aktı
..
(Bağdatlı çocuklara özür niyetine! ...)
Bağdat’ta çocuklar kelebekler gibi kanatlıdır,
Coni cehenneminden cennete uçmak için…
Orda takvimlerinde bahar yoktur çocukların
Simsiyah bir örtü serilir bembeyaz yüzlerine
Kapkara sular iner bükülen dizlerine…
..
Soyundu
ak zambak gibi
deniz kıyısında
bir kız
Saçları saman sarısı
Gözleri buzdan mavi
Gülüşü gül
..
Böyle hep güler misiniz?
Hep böyle mi gülersiniz?
Vallahi çok güzelsiniz...
Deyince biz;
galiba biraz kizmisti
film böyle baslamisti
Yalan yok biraz simarikti
..
Bankında şu parkın dostumla cemde,
Bakışım yüzünde daldı da kaldı,
Bir yarım yok idi zaten o demde,
Bir yarım onunla kaldı da kaldı.
Sohbete içreydi edebi Dünya,
Gezindik İstanbul, Trabzon, Konya,
..
Şiirin çelik kalbinde
Ürettiğim sözcükler
Emek eksenli türküler söyler
Dizelerim
Duygu dalgalarında
Cam kırıkları gibi
..



