Topal Asker Şiiri - Hüseyin Nihal Atsız

Hüseyin Nihal Atsız
53

ŞİİR


840

TAKİPÇİ

Topal Asker

Ey saçları “alagorsan” kesik hanım kız!
Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız!

Bacağımla alay etme pek topal diye.
Bir sorsana o topallık bana nereden hediye ?

Sen Şişli’de dans ederken her gece gündüz,
Biz ötede ne ovalar, çaylar, ne dümdüz

Yaylaları geçtik, karlı dağları aştık;
Siz salonda dans ederken bizler savaştık .

Ey dudağı kanım gibi kıpkırmızı kız,
Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız!

Olan işler dimağını azıcık yorsun!
Biliyorum elbisemle eğleniyorsun;

Biliyorum baldırını o kadar nazla
Örten bir tek ipek çorap kıymetçe fazla

Benim bütün elbisemden... Hatta kendimden...
Biliyorum: Çünkü bugün şu dünyada ben

Neyim? Bir hiç... İşe güce yaramaz topal...
Sen sağlamsın, senin hakkın, dünyadan zevk al:

Çünkü orda düşmanlarla boğuşurken biz
Siz muhteşem salonlarda şarap içtiniz!

Ey gözünün rengi bana yabancı güzel,
Her yolcunun uğradığı ey hancı güzel!

Sen yabancı kucaklarda yaşarken her gün
Yapıyorduk bizde kanla, barutla düğün.

Sen o sıcak odalarda cilveli, mahmur
Dolaşırken... Biz de tipi, fırtına, yağmur,

Kar altında kanlar döktük, canlar yıprattık;
Aç yaşadık, susuz kaldık, taşlarda yattık.

Sen açılmış bir bahardın, biz kara kıştık;
Bizden üstün ordularla böyle çarpıştık...

Gülme öyle bana bakıp pek arsız arsız
Sen ey dışı güzel, fakat içi çamur kız!

Sana karşı haykıranı, mecbursun dinle;
Bugün hesap göreceğiz artık seninle:

Ben cephede geberirken, geride vatan
Aşkı ile bin belalı işe can atan

Anam, babam, karım, kızım, eziliyorken
Dağlar kadar yük altında... gel, cevap ver, sen

Bana anlat, anlat bana, siz ne yaptınız?
Köpek gibi oynaştınız, fuhşa taptınız!

Anavatan boğulurken kıpkızıl kanda
Yalnız gönül verdiniz siz zevke, cazbanda...

Ey nankör kız, ey fahişe unutma şunu:
Sizin için harp ederken yedim kurşunu.

Onun için topal kaldı böyle bacağım,
Onun için tütmez oldu artık ocağım.

Nazlı nazlı yatıyorken sen yataklarda
Sallanarak ölü kaldık biz bataklarda.

Kalbur oldu süngülerle çelik bağrımız,
Bu amansız boğuşmada öldü yarımız,

Ya siz nasıl yaşadınız? Bizim kanımız
Size şarap oldu sanki... Şehit canımız

Güya sizin mezenizdi! Yiyip içtiniz;
Zıpladınız, kudurdunuz arsız, edepsiz!..

Gerçi salonlarda senin “yıldız”dı adın,
Hakikatte fahişesin ey alçak kadın!

Ey allıklı ve düzgünlü yosma bil şunu:
Bütün millet öğrenmiştir senin fuhşunu.

Omuzun da neden seni fuzuli çeksin?
.........................................
Kinimizin şiddetiyle gebereceksin!..

1926

Hüseyin Nihal Atsız
Kayıt Tarihi : 14.7.2000 05:39:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Yağmur
    Yağmur

    Bu şiiri ilk okuduğumda Atsız'ı yargılamıştım hikayesini öğrendikten sonra beni derinden etkiledi. Vaktiyle bir Atsız varmış, Varolsun!

    Cevap Yaz
  • Rainy
    Rainy

    Gerçekten de mükemmel bir şiir. Her kelimesinde bir anlam bir duygu barındırıyor fakat şunu bir kadın olarak söylemeliyim ki her kadın etrafta dans edip oynamıyor pekâlâ bu kötü ve yan bakılasıca bir şey değil ama bu unutulmamalı ki kadınlar da asker olabilir. Böyle biri olarak fark ettim ki Atsız'ın şiirlerinde sıkça feministlik barındırıyor hep bir kadını aşağı çekecek cümleler bulunuyor. Rahatsız edici bir şey. Bu benim naçizane fikrim. Sizler ne düşünürsünüz bilemem. Fakat şiire tümüyle baktığımızda olağanüstü bir ahenk barınıyor. Böyle şiirleri ancak Atsız yazabilir. Vaktiyle bir Atsız varmış. Varolsun!

    Cevap Yaz
  • Abdurrahim kalay
    Abdurrahim kalay

    Alagorsan değil ALAGARSON

    Cevap Yaz
  • Kerem Tekin
    Kerem Tekin

    Atsız Atmanın Kurtuluş savaşı döneminde yazmış olduğu bir şiir

    Cevap Yaz
  • Onur Yiğiter
    Onur Yiğiter

    Atsız Ata’nın en sevdiğim ve hikayesini okuduktan sonra duygulandığım şiiridir. Bu da naçizane seslendirmem;

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (16)

Hüseyin Nihal Atsız