Gelip çatmadan önce o dehşetli kıyâmet
Yalnız ve yalnızca Cenab-ı Hakk'a secde et
(26 Aralık 2005/ İstanbul)
Delicesine bir sevdâdır bu delicesine
Göçmen yüreğimi diyardan diyâra sürüklercesine
Delicesine bir sevdâdır bu delicesine
Doyumsuz aşka doğru adım adım yürürcesine
Delicesine bir sevdâdır bu delicesine
Alev alev ıstırapları sonsuzluğa sürercesine
Limandaki iki yorgun deniz feneri
Göz kırpmaktalar gelip geçen teknelere
Eğlence yerlerindeki fedâiler gibi
kurulmuşlar limanın daracık ağzına
Dâvet etmekteler tekneleri bir bir
limanın anne şefkatindeki yumuşacık kucağına
Malumunuz üzre
Türkiye bir deprem ülkesi.
On binlerce canımızı
Kaybettik bu depremlerde
Yıllar yılı boyunca.
Fay hattı kırıkları
Depremin biri oldu, bir diğeri de yolda.
Büyük sarsıntıların bitmesi mümkün değil.
Depremlerde giden gitti, kalanlar kaldı.
Gidenlerinse geri dönmesi mümkün değil.
Nice binalar, nice siteler bir bir çöktü.
Gecenin karanlık, kuytu siyahında
Ruhlar hep uykuda, sanki berzahında
Bizler iş başında, gözlerimiz açık
Aydınlık umarız, günün sabahında
(7 Şubat 2008/ İstanbul)
Yeni bir şâir doğuyor
Başı bulutlara yaslanmış
heybetli dağların arasından
Nice zorluklarla harmanlanmış
çile yüklü bir hayâtın arkasından
Yüreği sevgilerle dayayıp döşenmiş
Bir sanat âbidesidir yarım asrı deviren.
Hâlis bir sanatçıdır nice gönle giren.
Som altın bir kelebektir kanat çırpan,
Kurak, susuz çölleri aşk bahçesine çeviren.
Latif bir güzelliği var, yıllara meydan okur.
Bir sen varsın aşkım gönül köşkümde
Senin sevgin vardır sevdâ yükümde
Çözülür her düğüm tek bir sökümde
Adın yazar harf harf her bir bükümde
Sevdâdan yana her ne varsa al yâr
Emel Sayın'ı dinlemek apayrı bir zevktir
O gökkuşağındaki yedi renkten bir renktir
Söyleyin bana bu dünyâda kim ona denktir
Emel Sayın'ı izlemek bizlere bir şevktir
O'dur bu dünyânın sekizinci hârikası




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!