O'dur âlemleri hep nurlandıran
Her demde her şeye o'dur hükümran
Mümin kullarını karanlıklardan
Çıkartır aydınlığa o her zaman
(10 Şubat 2008/ İstanbul)
Gurbette ağlatır bazen bir Türk`ü
Yürekten söylenen yanık bir türkü
Sıla, yâr gibidir hep onun için
Yanar içinde bir kor için için
Dupduru göllerde açan
Narin göl çiçeğimsin sen yâr.
Renk renk
Yaprak yaprak
Elvan elvan.
Süslersin her yanımı
Kalbimin anahtarı bir tek sende
Sen hiç aldırmayıp hep boşversen de
Sonunda bir çilingir çağırıp, kalbimdeki
kilidi ona açtıracağım haberin olsun
(7 Şubat 2007/ İstanbul)
Bu dünyaya üç günlük misafir olduk
Bir hana geldik gidiyoruz
Bazen kederle bazen neşeyle dolduk
Hakk'a kul olduk gidiyoruz
İslamla Allah'a biz bir tek yol bulduk
Yâre el olduk gidiyoruz
Her hecem Hakk'tır o yüceden yüce
Onu zikretmeyen cüceden cüce
Kur'ansız her gönül geceden gece
Allah'ın rızası benim tek kârım
Sevgisi bağrımda denizden derin
Karşına dikilen her engel olsa da bir dev
Sendeki inanç, yolu düz eden bir rehberdir
Kaderin, kıvılcımlar saçsa da alev alev
Hayat her şeye rağmen yaşamaya değerdir
Hüzünler, namlusunu dayasa da başına
Hey kuş gribi kuş gribi!
Hiç tanımıyosun yoksulu garibi
Senin yüzünden düştü de dibi
Yok ettin bir aileden üç kişiyi
Hey kuş gribi kuş gribi!
Sanki başka sorun yokmuş gibi
Birgün gelirsin diye umutla beklerken yollarını
Hasretle arıyorum, bedenimi saran o güzelim kollarını
Aklıma sen düşünce, unutuyorum bütün dünyayı
Tek tek açıp okuyorum yazdığın aşk mektuplarını
Beni dertten derde,kederden kedere salan sevgilim
Hüznün yaprakları dökülüyor içimde usulca ve sessizce
Hasret rüzgârları esiyor hep gönlümde dilediğince
Sonbahar yağmurları çiseliyor rûhûmda ince ince
En az yıldızlar kadar uzağım neşeye, sevince
Kederler bedenimi sarıyor ateşten bir elbise gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!