Kalbimin anahtarı bir tek sende
Sen hiç aldırmayıp hep boşversen de
Sonunda bir çilingir çağırıp, kalbimdeki
kilidi ona açtıracağım haberin olsun
(7 Şubat 2007/ İstanbul)
Bu dünyaya üç günlük misafir olduk
Bir hana geldik gidiyoruz
Bazen kederle bazen neşeyle dolduk
Hakk'a kul olduk gidiyoruz
İslamla Allah'a biz bir tek yol bulduk
Yâre el olduk gidiyoruz
Her hecem Hakk'tır o yüceden yüce
Onu zikretmeyen cüceden cüce
Kur'ansız her gönül geceden gece
Allah'ın rızası benim tek kârım
Sevgisi bağrımda denizden derin
Gurbette ağlatır bazen bir Türk`ü
Yürekten söylenen yanık bir türkü
Sıla, yâr gibidir hep onun için
Yanar içinde bir kor için için
Ey insan! şu gençliğine güvenme
Bir gün gelir sen de ihtiyarlarsın
Birkaç metrelik mezara kefenle
Ölüm geldiğinde ancak sığarsın
Öyleyse dünyaya hep meyledip de
Altınla gümüşü niçin yığarsın?
Ondaki cömertlik ve ondaki lütuf kimde var
Yaratılan her kul bin bir nimete olur mazhar
Sen her dem şükreyle ki çoğalsın Hakk'ın ihsanı
Hem dünyada hem de ahirette hep ol bahtiyar
(25 Kasım 2007/İstanbul)
Sen bilmesen de o bilmekte herşeyin adetini
Görür o kulun gizli açık her faaliyetini
Her daim sen Cenâb-ı Hakk'ın rızasını gözet ki
Versin sana fazlından iki cihan saadetini
(13 Ocak 2008/ İstanbul)
O'dur âlemleri hep nurlandıran
Her demde her şeye o'dur hükümran
Mümin kullarını karanlıklardan
Çıkartır aydınlığa o her zaman
(10 Şubat 2008/ İstanbul)
Uyanıyorum kan ter içinde
Sabahı olmayan uykulardan
Bıkmışım artık bıkmışım
Sonu hazin biten aşklardan
Gün doğmuyor pencereme
Dalıp gidiyorum karanlıklara
Hüznün yaprakları dökülüyor içimde usulca ve sessizce
Hasret rüzgârları esiyor hep gönlümde dilediğince
Sonbahar yağmurları çiseliyor rûhûmda ince ince
En az yıldızlar kadar uzağım neşeye, sevince
Kederler bedenimi sarıyor ateşten bir elbise gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!