Ne yalan söyleyeyim
Ben de biraz ağlardım.
Böyle birazdan biraz daha fazla.
Kahrolacak kadar değil de, mesela...
İkisinin ortası diyelim.
İkisinin en yakın olduğu zaman,
Birbirinin tezadını en içten hissettiği an.
Ne yalan söyleyeyim
Ben de ağlardım geç olmadan.
Gözyaşımı ellerimle silerdim, kimse görmesin diye.
Eğlenirler, eğleşirler beni görünce.
Madem öyle kaçarım ben de bilmediğim yerlere,
Kendi dirayetimi kendim tutarım.
Evimi kendi sırtımda taşırım.
Kendi kendimi teselli ederim ben de.
Bir kadın devrimi gibi ses getirir bu şahlanış,
Bu ittihat, bu birlikteliğin var ettiği tek yakarış.
Yeniden uyanırım sabaha doğru, yeniden…
Yeniden korkarım belki,
Umursamam belki,
Belki de kendim dışımda sevmem kimseyi.
Ama ne yalan söyleyeyim ben de ağlardım.
Hatta ağlamanın ne demek olduğunu en iyi ben bilirim gibi.
Süngülerde bir asker kesilse ben ağlarım,
Ova da bir ceylan vurulsa,
Dağlarda bir keçi
Ağaçta kuş…
Ya da ağlamaklı bakan iki çift göz görmeyivereyim.
Dolu dolu bir çift göz…
Görmeyivereyim.
Çünkü görürsem ben ağlarım kısık kısık.
Bir küs bir barışık,
Gibi olur yüreğim. .
Bu kadar ikircik, bu kadar zıt ve bu kadar karşıt;
Yer kalmazdı içimde dokununca şişmemiş,
Tek bir nokta kalmazdı renk atmamış.
Bu kadar da serseri.
Sonra oturup iki elimin arasına alırdım başımı,
Ağlardım çocuk gibi.
Çocukça düşlerdim her şeyi, ölümsüz ve sonsuz.
Her şeyin fazlasını isterdim sanki her şey sınırsız.
İsterdim ama olur muydu tüm isteklerim.
Her tarafta duygular, hisler; biraz sevinç, biraz keder…
Bütün bunlar hırsız,
Bunlar çaldı benden adımı, ahımı, namımı.
Tümü ayrı birer yalancı.
Bunlar muhteris biraz, sapkın ve ölümlü.
Biraz gürültülü bu sessizlik, biraz da anlamlı.
Bağrışmalar vurdumduymaz.
Kaçışmalar ricacı tavırlara boyun eğer.
Bu bir mağlubiyet olmasın olur mu?
Yine de sen bilirsin nasıl dersen öyle de.
Ne istersen o olsun, ne hissedersen…
Ne anlatırsan onu anlayacağım, yemin ettim.
Enaniyet yüklediğin duygulara karşı,
Baş eğmeyeceğime, baş göstereceğime.
Barışmadan savaşacağıma yemin ettim gayrı.
Şatolarda senin, senin olsun bu muhabbet dergahı.
Ben kendime biçerim kefenimi.
Yine de yalan söyleyemem kimseye.
Ben de ağlardım kimsenin gelmediği, girmediği odalarda.
Akis akis duyardım hıçkırıklarımı müzeyyen bağlarda.
Ara sokaklarda bıçaklardım hayalini.
Öylece kan damlardı ellerimden.
Tutardım dilimi, içim parçalandıkça.
Veysel Acet
Kayıt Tarihi : 9.3.2026 06:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!