Mektubun gelirken dışarı koştum
Faruk'a okuttum havaya uçtum
Sen "annem" dedikçe ben nasıl coştum
Kara gözlerini özledim oğlum
Kalbimin sesisin dilimde hece
Bazen bir şarkısın bazen bilmece
Seninle aydınlık karanlık gece Görevin eğitmek bil öğretmenim
Dürüst çalışırsan görmezsin zarar
Kalbimin içinde çizili resmin
Yıllar hırpalanmış değişmiş cismin
Gönül defterimde yazılı ismin
Okusam olmuyor silsem olmuyor
Helikopter Keş Dağına düşeli Tarihten son yiğit gelip geçeli Muhsin Başkan bu dünyadan göçeli Hesapladım bu gün on dört yıl olmuş
Kar yağmış başına hava kapalı Kalbim Keş Dağına oldu yaralı Döngelliler cesedini bulalı Hesapladım bu gün on dört yıl olmuş
Hasretinle yandım bittim kül oldum
Boşaldı gözyaşım bakar kör oldum
Tutuldu dillerim sanki lal oldum
Üzülme sen döneceğim Safiye’m
-Dağlıca Şehitlerine-
Bir yaşımda yürüteçle yürüttün
Süt emzirdin fidan gibi büyüttün
Karakuş bölgen var petrol yatağı
Kahta ilçen evliyalar yatağı
Dillere destandır Tillo bucağı
Vatanın kalbisin sen Adıyaman
Cendere köpründen turistler geçer
Yüksek dağlar zirvesinde
Çobanın kaval sesinde
Şairlerin nefesinde
Her yerde seni ararım
Karanlık dünyamı aydınlık eden
En ücra yerlere göreve giden
Bizimle ağlayıp bizimle gülen
En büyük lidersin sen öğretmenim
Çağdaş medeniyet senin hedefin
Hatıra defterim geçti elime
Sayfasının ilk başında sen varsın
İnişli çıkışlı geçti mazimiz
Hayatımın her taşında sen varsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!