Uçurtmam olmadı hiç. Rüzgarla dolaşan uçurtmam olmadı hiç.
Annem kızardı uçurtmaya, peşinden koşarken düşersin derdi. Bazen evimizin yakınındaki koruluğa gittiğimde uçurtma uçuran çocukları seyreder ve onların gülüşleriyle heyecanlanırdım.
Çocukluğumun sonsuz günleriydi ve ben uçurtmaların gölgesinde palamut tohumu ile oynardım.
Oysa herkesin bir uçurtması vardı.
Islık çalmasını bilmezdim ben, bakardım kenarlarından çimenlerin...
Şarkı söylemeyi; istediğim herhangi bir şeyin olmadığında biraz daha cesaret verdiğini şarkının, bilmezdim.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta