Tenin kokusunu bilmez her gelen,
Gözü kör olanlar markaya bakar.
Ruhun bahçesini görmez kör olan,
Gider de sahte bir dünyaya akar.
Bin duam içinde yerin var idi,
Gönlümün sarayı sana dar idi.
Gözünü diktiğin ahım var şimdi,
Vicdanın sızlar da canını yakar.
Yollar kar altında, izlerin kayıp,
Seni sevmek artık en büyük ayıp.
Gün gelir her şeyi bir bir anlayıp,
Gözyaşın sele döner de bıkar.
Karlar örtse bile gönül yaranı,
Rüzgâr fısıldar her hatıranı.
Yıkıp gittin bende olan dünyanı,
Güneş doğar ama sönük de yakar.
Zamanın modası vefadan uzak,
Kurulmuş yoluna binlerce tuzak.
Seninle geçtiğim yollar bir yasak,
Gölgen bile benden ürker de kaçar.
Hangi parfüm örter ruhun isini?
Kimse silemez bu aşkın yasını.
Terk edip gitsen de dert parçasını,
Elin ellerde bir ömür kanar.
Gerçek sevda değil, vitrin arayan,
Bulamaz ruhunda huzur tarayan.
Senin o tertemiz kalbine kıyan,
Kendi karanlık kuyusuna bakar.
Ne tenin kokusu kalır ne izi,
Savurur rüzgâr bu dertli bizi.
Yarım bıraktığın o eski dizi,
Bir gün karşına bir ibretle çıkar.
Ahım bir mühürdür, silinmez yüzden,
Vazgeçtin verdiğin o kutsal sözden.
Eser kalmadıysa bendeki közden,
Yüreğin üşür de bir kibrit çakar.
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 19:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!