Orman kuytusunda buluştuk biz,
gözlerimizde aynı donmuş ihanet,
kırmızı ışıklar kaybolurken
o geceye saplanmış aynı hançer.
Merhametimiz dağlar kadar geniş,
ama sadakatsiz elleri,
nankör yürekleri
ömürboyu affetmeyeceğiz –
çünkü affetmek,
ihaneti tahta oturtmak olurdu,
zehri kendi ellerimizle içmek,
yaramızı tuzla ovmak,
kendi mezarımızı kazmak gibi.
Affetmek,
ateşi kucaklamak olurdu,
kendimizi yeniden yakmak,
o hançeri bir daha saplamak
göğsümüze.
Helalleşme yok aramızda,
ölüm gelse bile silmeyeceğiz –
içimizde çelik bir kale gibi duracak bu duvar,
volkan gibi patlamaya hazır öfke,
kor gibi dağlayan bir hatıra,
zincir gibi bağlayan bir yemin
sonsuza dek.
Bize de ölüm var,
keşke o yarayı açmasalardı.
Şimdi birbirimize yaslanıyoruz,
acıdan damıtılmış bir sadakatle,
gözlerimizde aynı kor gibi bakış,
aynı sessiz çığlık.
O sadakatsizlikler, nankörlükler
ormanda kaldı sanıyorduk,
ama içimize kök salmış dikenli sarmaşık gibi,
hâlâ fısıldıyorlar geceleri…
ya bir gün affetme kapısını çalarlarsa?
Hayır, açmayacağız –
Barışma yok aramızda,
ölüm bile bu duvarı yıkamayacak…
Ayşe Soylu
Kayıt Tarihi : 25.1.2026 19:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!