Tasa
Çok şey istemeyiz, çok şey de vaat etmeyiz hani.
Gocuğumuzda bir tabak bulgur,
Katı ayran, biraz da turşu biraz tebessüm kafi bize
Sıcak bir petek olsun damımızın altında
Biraz kestane patlasın, hafif tıngırdasın müzik
Yeter bizlere…
Çok şey düşünmeyiz, çok şey de hayal etmeyiz
Dursun yanımızda yarimiz, yastığımız yumuşak olsun
Telin sesi yakından gelsin, az da mani olsun
Hemen kapılırız akışa
Çok şey yapmayız, hep şükür demesini öğütleriz anamıza, kocamıza, bacımıza, gardaşımıza
Ele söz gitmesin, kapımızın gıcırdamasın, başımız dik dursun,
Ellerimiz namerde açılmasın, cenazemizde pilav, kırkımızda helva pişsin,
Malımız, canımız, kanımız, sanımız ağır yürüsün.
Yeterki laf olmasın deriz.
Keriz deriz bazen kendimize,
Fatih’in dertleri sokaklarında akşam üstü tramvaydan inen yüzleri,
Yüz kere ezberleriz.
Bakarız, hemen vazgeçeriz…
Koşar adım geliriz evimize.
Önce dar sokaktan madamın saksı
ardından uzun bulvarın çamurlu kaldırımlarını
Seke seke
Aştık mı,
Hayat biraz yakınlaşırız bize.
Evde iki tabak çıktı mı bayram
Makarnaya talim ettik mi buhran olur bize.
Çok düşünmeyiz hani gövdemizi aşan evleri
Havuzlu, kanepeli, kırmızı badanalı haneleri.
Çok dert değildir ki, sende olmayanı sana düşlemek
Çok tasa mı, bendekinin başkasına kıt etmek.
Dertsizler, en dertlilerimiz
Biz de yaşanır biz de biter.
Diğerlerinin bayramı dert olmasın bize yeter…
Kayıt Tarihi : 27.12.2015 03:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!