İşin gücün arasında fırsat buldukça,
Acısını çektiğim aşkın,
incelik kokan,
Zerafeti yansıtan,
Faili meçhul cinayetlere konu ettiren,
Güzelliği ile sohbet ediyorum.
Turuncu bir yangın
Takvim tutmaz ayrılık dedi derviş.
Dedi ve boyun büktü..
Kurban hele elin uzat.
Dizlerimin bağı tutmuyor.
Kalkamıyorum yerimden.
Sıcaklık azalıyor yüreğimde.
Kışına denk geldin ömrümün.
Gözlerimdeki ışık bundan donuk.
Kusura bakma dedi.
Bakacak kadar zaman ayırmadi
Gözlerini kaçırdı hemen.
Bir çay içimi vakti kadar bir sürede,
Bir şarkı düşürdü seni aklıma.
Sen aklıma düşünce,
Şirazesi kaydı fikrimin.
Kağıt kalemi yazdı,
Yaz ayında Kuzey yarım küre,
Şurda oturmuş kendime televizyon izliyorum,
Bir susun diye bağırdı babam.
Bir susun!
Sesiniz vicdanımı rahatsız eden,
beni sinirlendiren şeylerle yankılanıyor.
O gün içimizden konuşmayı
Kelimelerden arınmış bir cümle kurar gibi
Sevmekti niyetim.
Şiirlere köle edecek bir hasrete saldı beni.
Birikmiş bir özlemi saklıyorum
göğüs kafesimde
Gelmeyecek birini beklemenin
Derbeder olmak için fazla eğitimliyim,
Mutlu olmak için az cahilim,
Bunun ortası lazım bana.
Birde kışımı yaza çevirecek sevdan.
Bir kilim dokur gibi ilmek ilmek dokuyorum,
Kardan aydınlık aşkını kalbimde.
Çocukluğumda tandır başında anlatılan,
Kalbimde yer edinmiş o hikayelerin
En aşık olunasi kahramanı.
Orda mısın?
Tandırda ahker eksilmez olmuş hamuru yakıyor
Diba bir elbise diktim ayrılığa.
Kendimi varlığında var edemiyorum.
Şehrin loş ışıklarının altında;
Her köşede kalbimin bir parçasını bıraktığım,
Kirli kaldırımlarini gözyaşlarımla yikadigim,
Buz gibi duvarlarını sen yerine koyarak, sarıldığım
Demirden ağır bir hasreti göze alarak;
Pamuktan hafifçe bir intihar ismarladım gidene,
Klasik bütün dertli kavramları,
şiir diye yazmayı göze alarak;
Modern kavramları,
iyilikleri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!