Tanrı Dağı dumanlı, buz tutmuş sinesinde,
Bir feryat yükseliyor mazlumun nefesinde.
Gök bayrak rüzgar bekler, hürriyet hevesinde,
Zulmetin ortasında bir şafak arıyorum.
Urumçi’nin bağrında yaralar derin işler,
Kilitli kapı ardı, bitmiyor kara kışlar.
Kardeşten ayrı düşmüş, kan ağlıyor bakışlar,
Sessizliğin sesinde bir cevap arıyorum.
Kaşgar’ın minaresi mahzun kalmış bakıyor,
Tarım Irmağı sanki kanlı yaşla akıyor.
Bu hasret, bu ayrılık ciğerimi yakıyor,
Ata yurdu toprağa bir selam sarıyorum.
Asimilasyon çarkı dişlerinde can öğütür,
Zindanlar ki içinde binlerce yiğit uyur.
Dili yasak, dini suç; sanma ki bu bir sonu-dur,
Zulmün ördüğü duvarı sabırla kırıyorum.
Evlerin içine sızmış yabancı bir gölge var,
Namus sancağı mahzun, dünya ise suskun dar.
Sincan değil bura Türk, öz be öz Doğu Türkistan,
Tarihin sayfasına bu mührü vuruyorum.
Anaların feryadı arş-ı alayı deler,
Ayrılan her bir evlat yüreği bin bir böler.
Sanmayın bu feryatlar bir gün biter, eksilir,
Hesap günü gelince adaleti soruyorum.
Unutma ki her kışın ardında bir bahar var,
Bu mukaddes kavgada can veren şehitler var.
Gönül coğrafyamızda dinmeyen bir ahuzar,
Yıkılan her mabedi kalbimde kuruyorum.
Toplama kamplarında sönen onca hayatlar,
Zulme boyun eğmeyen o çelikten fıtratlar.
Gelecek nesillere miras kalsın feryatlar,
Gerçekleri her demde haykırıp duruyorum.
Beşikteki sabinin dili dönmez Türkçeye,
Kilit vurmak isterler o kadim düşünceye.
Kardeş aile diye giren her bir hainceye,
Öfkeyi yüreğimde bileyip duruyorum.
Baba sürgün, ana yas, evlatlar Çinli gibi,
Kökünden koparılmış koca bir çınar dibi.
Sanki bir dipsiz kuyu, sanki bir zulüm dibi,
Karanlığın içinde bir ışık karıyorum.
İsimler değiştirilmiş, köyler artık yabancı,
İçimde dinmek bilmez o onulmaz büyük sancı.
Bize "terörist" diyen asıl o gerçek hancı,
Zulmün maskesini her gün yüzüne vuruyorum.
Sessiz kalan bu dünya elbet bir gün utanır,
Zulüm ile abad olan, bir gün kahrıyla yanır.
Mazlumun ahı kalmaz, tarih böyle inanır,
Zalimlerin sonunu şimdiden görüyorum.
Gök bayrak Al bayrakla bir gün kucaklaşacak,
Yollar Karadeniz’den Turan’a ulaşacak.
Urumçi sokakları neşeyle dolaşacak,
Vuslatın hayalini bağrımda koruyorum.
Ey Türk oğlu, işit ses! Kardeşin darda bekler,
Gözü yaşlı analar, yolda imdatlar ekler.
Birleşince yumruklar, diner bütün bu dertler,
Zafere giden yolu imanla örüyorum.
Zulüm baki değildir, elbet bir sabah biter,
Gök Sancak’ın altında hürriyet gülü biter.
Bu şiir burada değil, özgür vatanla biter,
Hürriyetin mührünü şafakta vuruyorum.
Kayıt Tarihi : 4.1.2026 15:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!