Öyle bir cendere.
Kaçamıyorum.
Aklım,
Gönlüm işgal altında.
Ne etsem, nasıl etsem
Kurtulamıyorum.
Dediler dünya üç gün
Ezel bilinmez bütün
Maharet yaşamakta
Ebede aklen varmaksa
Tabi bittiği yer sözün.
Yollarına pus inmiş neden?
Kaybolmak ayrılığın ayazında,
Nedenini bilmeden.
Yaralar diyarı gönül,
Tuz basılmadık yer mi kaldı?
Bir çığlık kopar nefesimden.
Üstünü örttüğüm korkularımsın
Bir ömür ellerim boğazımda yaşadığım
Yaşlandığım anılarımsın
Defter aralarında çiçekler misali
Ağlarken hıçkırığım.
Sen yalanlarımsın
Sensiz ilk günüm
Seni unutmanın
Bir yolu var mı?
Bütün nedenleri
Nedensizce
Seninle göndermek
Çok özledim seni
Şimdi şarkılar hüzzam
Mevsim sonbahar
Gönül ezberlerken
Hasretini
Artık gülmeler haram
Ab-ı aşk gözlerin bir içim su bakamıyorum.
Yollarında gönlüme ne dersler veriyorum.
Şiirlerim sensiz anlamsız, kelimeler bomboş
Ederi neyse ben bu derdi sanırım istiyorum.
Tenimde soğuk nem, neden korkuyorum?
Çünkü güzel şeyler hatırlatıyorsun.
Bilsen ne özlemler yaşatıyorsun.
Hakkım olmayana teveccühüm yok
Ama sen aklımı karıştırıyorsun.
Başım dönüyor, bahar kokuyorsun.
Beni üzmeye hakkın var senin
Çünkü sevilensin.
Kayıt edilmeyen kuralı zamanın
Sen emredeceksin,
Ben yanacağım ateşlerde,
Gidişim veda kabilinde, ötelere girme.
Oysa çok direndim bu gerginliklere.
Bazen gerekiyor demek,
Akıl gönülde darbe yaptı aşk terörüne.
Şimdi git o yare ve söyle;
Fazla naz aşık usandırırmış nihayetinde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!