Söküldü gitti; Evin son Çınarı
Yıkıldı kalmadı; Evin Duvarı
Büyüğümüz o idi; Canı Civanı
Söküldü Gitti; Evin Son Çınarı!.
Nine ve Dede zaten kalmadı
Maksadımız muhabbetse, Çay bahane
O Zaman divanda oturalım, Cem olalım
Yanında birazda pasta, kek, börek olursa
Divanda Oturup, Canlar Cem Olalım!..
Demlensin çaylar, çaydanlık da olsun
Bir çay demle hanım içelim çayımı
Hele senden istemedim ok ile yayımı
Fazla ileri gitmem alırım ağzımın payını
Çay dediğin ne ki ikram et Allah’ın suyunu
Senin için zorluk istemem ben koyarım çayımı
Çay olmalı, renkli mi renkli
Horoz kuyruğu, tavşan kanı
İşte o çayı ister, İnsanın canı
Çay olmalı, renkli mi renkli?..
Bir defa çay kokmalı, reyhan gibi
Çay ve kahve iki ikiz kardeş
Bir ikiz daha var Türk ve Arnavut
Çay içeceksen Türk'le iç
Kahve içeceksen Arnavut'la iç
Ama her ikisini içeceksen
Hem Türk'le hemde Arnavut'la iç
Ey dostlarım ve kardeşlerim
Biz çok cahilce günah işliyoruz
Bir dur düşün araştır bak yüze
Biz çok cahilce günah işliyoruz
Hani Müslümandık düşün yani
Çanakkale’yi, gezerken!..
Dediler burası; Namazgâh!..
Ha.. Toplu namaz kılarlarmış anladım!..
Burası da; Bit kırma yeri!..
Bir an düşündüm!...
Ey! Gafil ne beslersin o eti o teni
Sakın güvenme, bir gün bırakır seni
Ne kadar güzel, olursa olsun tenin
Bir gün toprakta, çürüyecek senin
Çaresiz!
Ne demek çaresiz?
Çare sizsiniz!
İnsanın, kedisi çaredir?
Yani çare insan’dır?
Bazen; İnsanoğlu
Çocukluğum mehtaplı gecelerdi
Hep harman yerinde oynardık
En büyük ışığımız ay’dı
Hele ayın on dördü oldu mu?
Havada temiz açık ise
Yani havada bulut yoksa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!