Hayat denen bir oyun kapanacak sahnesi
Söylesene ne kaldı, bu kaçıncı perdesi?
Ummadığın bir anda geliverecek ecel
Defterler sayfa sayfa, hesaplarsa muaccel
Canın beden kınından çekileceği zaman
Malın mülkün faydasız anlayacaksın o an
Çevrene toplanınca Eşin dostun akraban
Olmayacak kuvvetin, doğrulacak bir çaban
Hissedince o vakit öleceğin zamanı
Yarım kalır hikâye, yarım kalır her anı
Mukavemet kesilir bedende beş duyudan
Bir kürek sesi gelir mezar denen kuyudan
Hiç bir fani ölümü kendine konduramaz
Para ile pul ile eceli kandıramaz
Kurulurken avluya bakırdan isli kazan
Okunacak birlikte saladan sonra ezan
Kulaklar kabarırken ya er kişi ya kadın
Minareden son defa zikredilecek adın
Çatarlarken sararmış buz gibi ayağını
Hazırlarlar başını saracak ip bağını
Geride yükselirken kadınlardan ağıtlar
Bir fayda verir mi ki teselliler öğütler
Salacağın ucundan tutanlar yarışacak
Bir telaş bir hengâme, adımlar karışacak
Dostların indirecek elleriyle mezara
Ebedi vatanına mazharsındır güzara
Topraklar yığılırken yarışacak kürekler
Son vedayı ederken burkulacak yürekler
O vakit tüm ahali dinleyecek hocayı
Nasıl geçireceksin mezarda ilk geceyi
Fark etmez yokluğunu mecliste ahbapların
Arkandaki tek dostun aldığın sevapların
Ölmeyecekmiş gibi yaşıyorken bir insan
Azrail peşindedir, izini sürer her an
Tahayyül edilerek ölmeden ölmek gerek
Neden yaşadığını anlayıp bilmek gerek
Yapmalıdır her insan uzun yola hazırlık
Ahiret asıl vatan dünya ise bir yazlık
Aydın Ahmet
Kayıt Tarihi : 4.11.2026 17:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!