İmtihan dünyasında kendini arayan sır
Sana meftun bir aşksa bana Leyla gibidir
Gayesini unutup hüsrana dönen asır
Hakkı, sabrı söyleyen bir süveydâ gibidir
Şehâdet ve meleküt âlemlerine dalıp
Kalbindeki zerrenin hakikatine varıp
Halet-i ruhiyede gönül ceydâ gibidir
Müptela-i aşk ile od süveydâ gibidir
“Bezm-i Elest”le girip ruhumun menziline
İşlediğim her cürüm sana bir hatıradır
Hâlık seni bahşetmiş en mukaddes yerime
Senin gaybında hikmet, bende derin yaradır
Süveydâ, sen olmasan ağlayıp gülemezdim
Karun’lara benzeyip “Hiç”liği bilemezdim
Küçük bir nokta kadar devâsa hakikattın
Gizemi takva ile keşfedilen fıtrattın
İçimde bir tomurcuk gül olurdun rüveydâ
Seni bende bulurdu hep nokta-i süveydâ
Maverâdan bir kapı açılıp Beytullah’a
Zaman ve mekân üstü tecelliyle Allah’a
Yüce yaratıcının adını andığında
Yüreğimi titreten zerre sendin süveydâ
İçimde nedâmetle bir akkor yandığında
Ruhumu ferahlatan bir hasendin süveydâ
Ben senin meczubundum, sana âlemler şeydâ
İlahi pencereden gel sar beni süveydâ
Sinemdeki ateşten kurtar beni süveydâ
Mücevherler, yakutlar senin hatırınaydı
Benim için zindanlar senin için saraydı
Karanlık dehlizlerde arıyordum kendimi
Coşkun aşk deryasıyla yıkmak için bendimi
Bana meçhul olanlar sana peyda olurdu
Hilkatin kudretinde hep süveydâ olurdu
Kalplerde gül açardın imanınla rengârenk
Beni bilmezken mihenk seni bulurdu ahenk
Beyazın tonlarını lâledan al süveydâ
Siyahın benim olsun sen temiz kal süveydâ
Kayıt Tarihi : 9.1.2026 15:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!