Sustum, Çünkü Yoruldum
Sustum…
Çünkü artık anlatacak gücüm kalmadı.
Ne sana,
Ne hayata…
Ne de kendi içimdeki sızılara sözüm yetmiyor.
Her kelimeyi bin kez ölçtüm
Yutkundum,
Yalnızlığıma bastım…
Ama anlatmak,
Yarası olan birine tuz gibi geliyor bazen.
Ve ben,
Yaralarımı daha fazla kanatmak istemedim.
Sustum…
Çünkü ne söylesem
Eksik kalıyordu.
Sen hep yanlış anlıyordun beni.
Ben seni severken bile susuyordum aslında,
Çünkü sevdiğimi fark etsen,
Gideceğini biliyordum.
Bir insan ne zaman susar, bilir misin?
Çığlıkları boğazında birikirken…
Gözyaşlarını içine akıtırken…
Bir kez daha incinmemek için
Dilsizliğe razı olur.
Ben sustum.
Sana anlatamadığım her şeyi
Kendime yuttum.
Gözlerime astım seni,
Geceleri sessizce seyrettim adını.
Sen hiç bilmedin…
Ben içimden binlerce kere konuştum seninle,
Ama bir kez bile yüzüne söyleyemedim:
"Gitme…"
Sustum,
Çünkü haykırmak fayda etmedi sana.
Her kelime, duvar gibi döndü geri.
Ben de yavaş yavaş öğrendim,
Susmak da bir direnme biçimidir bazen…
Bir yara,
Kanamayı bırakınca ölmez sadece…
Uzanır ve sessizce unutulmayı bekler.
Ben unutulmaya razı geldim.
Ama hatırlamaktan hiç vazgeçmedim.
Şimdi kim sorsa,
Neden böyle suskunsun diye…
Cevabım tek olur:
“Çünkü yoruldum.”
Yoruldum anlatmaktan,
Beklemekten,
Anlaşılmayı ummaktan…
Ve en çok da
Senin için güçlü görünmekten.
O yüzden sustum.
Ama bu suskunluk
Teslimiyet değil…
Bu, savaşı kazanmayanlara değil,
Barışı kendi içinde bulanlara ait bir sessizliktir.
Ben kazandım kendimi.
Kaybettim seni.
Ama hâlâ
Sessizce sevmeye devam ediyorum…
Hamit Atay
Hamit AtayKayıt Tarihi : 8.3.2026 18:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!