Sureti parlaktır, sireti kara,
Sözü zehir saçar, açar bir yara.
Sarraf olmayanlar bakmaz ayara,
Cübbesi alimdir, özü ise hiç.
Arşınla ölçülmez adamlık boyla,
Asalet gelmiyor sop ile soyla.
Menzile varılmaz bu kirli huyla,
Yolu karanlıktır, feneri de hiç.
Riyadır sermayesi, hilesi bitmez,
Dili Hak dese de kalbi meyletmez.
Bu sahte duruşla bir adım gitmez,
Dünü meçhul kalmış, yarını da hiç.
Görünce sanarsın bir ulu çınar,
İçine bakınca kurumuş pınar.
Kendini dev görüp alemi kınar,
Tartısı bozuktur, ayarı da hiç.
Yaldızlı sözlerle boyar dünyayı,
Görmezden gelir hep, güneşi ayı.
Çeker de bırakmaz gergin o yayı,
Oku paslı çıkar, hedefi de hiç.
Kibrin kalesinde tahtını kurmuş,
Vicdanı kurumuş, saati durmuş.
Zanneder ki herkes önünde durmuş,
Gölgesi büyüktür, cismi ise hiç.
İlimden pay almaz, lafı çok bilir,
Gözünü hırs bürür, hep nifak gelir.
Eğreti duruşu kökten devrilir,
Dalı çürük kalmış, meyvesi de hiç.
Sırtına giydiği ipekten yalan,
Ruhu karanlıkta, ömrü hep talan.
İçinde beslediği koca bir yılan,
Dili zehir kusar, imanı da hiç.
Suret-i haktan görünür her an,
Kalbi mühürlenmiş, her işi bühtan.
Sofrası haramdır, rızkı ise kan,
Sütü bozuk olanın, mayası da hiç.
Alnı secde görse, ruhu hep şerle,
Kirini yuyamaz nehirle, terle.
Övünür durur o, cılız bir yerle,
Arzı geniş sanma, dünyası da hiç.
Hangi kaba girse rengini saklar,
Zift dolu kalbini riya ile aklar.
Sanma ki bu devran böyle paklar,
Soyu sopu belli, dölü ise hiç.
Beş paralık aklı, pazar eylemiş,
Şerefi, onuru nazar eylemiş.
Her adımda bin bir azar eylemiş,
Hükmü geçersizdir, yasası da hiç.
Boş kafa üstünde sarsak bir sarık,
Vicdanı deliktir, ruhu hep yarık.
Geleceği zifir, geçmişi karmakarışık,
Işığı sönüktür, feri ise hiç.
Yüzüne tükürsen yağmur sanacak,
Cehennem narına odun olacak.
Toprak bile ondan iğrenecek,
Yeri yurdu yoktur, sonu ise hiç.
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 19:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!