Ayçe İdil ve Mehmet Serhan adında 2 çocuğum var. Şiir yazmaya 2010 yılında başladım kitap çalışmam sürüyor. Şiir haricinde müzik ve tiyatro yaptım uzun bir dönem. Nazım Hikmet, Ahmed Arif, Cemal Süreya, Özdemir Asaf, Turgut Uyar Başta olmak üzere Türk Dili ve Edebiyatına büyük eserler bırakmış üstadlardan ilham aldım.
Ne Ahmet’i ne Orhan’ı ne Veli’si
Hasan Hüseyin’dir en delisi
Nazım ustalardan gerisi
Tat vermiyor adil usta
Şiir yazdım attım çöpe
Sırtımdan dizlerime uzanan
bu ağır sızı
boşuna değil.
Bir ömür yürüdüm çünkü,
taşlıydı yollar.
Ah benim yürek sızım
Ah benim hayırsızım,
Ah benim çocukluğum, gençliğimin ilk çağları,
saçımdaki akım, bardaktaki rakım
bekledikçe gelmeyenim..
Ah benim olur olmaz zamanda sarhoşluğum.
I. Metalik Uğultu
Önce yer sarsıldı sinesinden, koptu kadim bir bağ,
Sanki gökyüzü ters döndü, üstümüze yıkıldı koca bir dağ.
Zamanın dikiş yerleri söküldü saat dört on yedide,
Bir dev uyandı ki uykusundan; hıncı taştan, nefesi mermerde.
Antakya’yı düşünüyorum,
bir akşamüstü
Asi kıyısında rüzgâr eserken
ve bir şehir
yorgun bir işçi gibi
yan yatmışken toprağa.
Dikmece derler şimdi adına,
ama bu tepe kendini öyle çağırmaz.
Toprak hafızasını değiştirmez;
insan değiştirir,
harita değiştirir,
ad değiştirir
Tarih kayda geçsin:
Takvim 2 Temmuz.
Yer: Sivas.
Suç mahalli: İnsanlık.
Sanık kürsüsüne çağırıyorum:
Zalimi.
Ben hâlâ bu köyde yaşıyorum.
Yol aynı yol,
toz aynı toz.
Ama ayaklarım tanımıyor artık
çocukluğumun izini.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!