Gözlerinin içindeki derinlik,
Beni okyanusa sürüklerdi.
Okyanus ne kadar büyükse,
Gözlerindeki derinlik de o kadar büyüktü.
Birbirimize baktığımızda,
Göz bebeklerimizden kelebekler uçuştuğunu görürdük .
Ne gerek var güzel gönlünü sıkmaya,
Ne gerek var güzel ağzını bozmaya,
Ne gerek var kendini bozmaya,
Ne gerek var Canını sıkmaya ,
Ne gerek var seni anlamayana kendini anlatmaya,
Ne gerek var açıklama yapmaya,
Hiç gitmeyeceklermiş gibi yanılgıya kapıldım,
Hiç sevilmeyecekmiş gibi yanılgıya kapıldım,
Haksız değilmişim herkes gitti.
Haksız değilmişim kimse sevmedi.
Keşke haksız olsaydım,
Bı kez daha küstüm yalan dünyaya.
Hiç olmadığı kadar huzurlu,
Kaybedecek bir şey yokmuşcasına rahat
Yarın ölecekmiş gibi mutlu,
Kötü günlere rağmen umutlu.
Unutamamasına rağmen devam etmek,
Simsiyah beline kadar uzanan saçları,
Dik omuzları,hafif ileri geri kıvrımları,
Kendine has gizemli yürüyüşü,
Erkeği, o sokağa çekmeye ,yeterdi.
İlerleyen yaşına rağmen,
Cazibesinden bir şey, kaybetmemiş
Kıyıya uzanmış yatan bir adam ,
Yanında da onun dizlerine uzanmış sevdiği kadın,
Kıyının derinliklerini izliyor her ikisi de .
Kadın adamın elini başına tuturuyor ,
parmaklarınla saçımın diplerini okşa gibisinden.
Adam bunu yaptığı sırada ölmüş annesi geliyor aklına ,Ona annesi gözüyle bakmadığı vicdansızca hoyrat davrandığı zamanlar .
Öldüm aşkından,
Öldüm sancısından,
Her gün gün ve gün eridim,
Farkındaydı herkes.
Ben de farkındaydım ama ,
Farkında olmak daha acı verici olduğundan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!