Doğruluk kırıntıları, her ölümün tek umudu,
toplar canları ölümden bile, zamandan önce,
başında böyle, sonunda gene. Uçup giden belleğin tanıkları, sayfaları çevrilen ömür defterinden sevilene bırakılan hatıra, can veren anahtar göğe, açılan kapıdan giren öte. Söylenmemiş, söylenmeyen senle iç içe, ya da
yanından geçemezsin bile, harcandığın yeryüzünün
uzakta açan gülü, kokusunu duyan senin gibi, dokur
evrenlerin ipliklerini zamanın ötesinde, bir kayıtlı
hatıranın tekrar uyanması, özlenen gerçekliğin
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta