Rüzgar o ilk aşkımın sokağından geçerken
Bana ait bir haber alıyor mu sorsana
Ara sıra oturup birkaç kadeh içerken
O bizim şarkımızı çalıyor mu sorsana
Anılar hayalinde birer birer yitmeden
Gözlerindeki ışık kararmadan bitmeden
Kimseye göstermeden asla belli etmeden
Bakışı uzaklara dalıyor mu sorsana
Sahile giden yolda benden kalan izleri
Görünce heyecanla titriyor mu dizleri
Adımı duyduğunda o güzelim gözleri
Yağmur misali yaşla doluyor mu sorsana
İsminin harflerine eklediğim şifreyi
Çözülsün diye kırk yıl beklediğim şifreyi
Her şiirin içine sakladığım şifreyi
Çok fazla zorlanmadan buluyor mu sorsana
Belki de hatırlamaz unutmuştur adımı
Bunu düşünmek bile koparıyor ödümü
Aman bunları sorup kaçırma hiç tadımı
Bende ki bu korkuyu biliyor mu sorsana
Herkesi kıskandırıp o muhteşem saçıyla
Beni de felç etmişti yüreğimden göçüyle
Yine eskisi gibi gözlerinin içiyle
Kainatı yakarak gülüyor mu sorsana
Duvarda elleri var bir kalemle çizdiğim
Gece gündüz hasretle yokluğudur gezdiğim
Hatıra defterinin en sonuna yazdığım
Adımın baş harfini siliyor mu sorsana
Beni tutsağı etti bilmediğim bir meşkin
Kapattım kapısını yüreğimdeki köşkün
Şiirbaz yüreğimde öldürdüğü bu aşkın
Cenaze namazını kılıyor mu sorsana…
‘‘Her aşık benim gibi ölüyor mu sorsana’’
---------------------- 111220200434
Zeki Kaymakcı
Kayıt Tarihi : 27.1.2026 21:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!