Son Çırpınış
Bilirsin, soğuktur kışın
Hele de Sarıkamışın
Hışın hışın yağan karın göğü beyaza boyayışını
''Ya Rab! '' mucizevidir;
Ölümün buz gibi bedeni ısıtışı
Hani bide yavaş yavaş eriyen karın, buz gibi bedene sızılışı
Düşmana karlı kaşını çatışını
''Dönmeyelim! ''
Ölüme gürleyelim
Tabi çetin olur
''Ağabey atmış betin benzin! ''
Atarsa atsın namludan kurşun
Bide durmadan sözü seni süreni (!) savunuşun.
''Yapma ağabey! '' demeyeceğim bilirsin beni
Ve seni
Toprağı sürüşleri vardı ki ''aman'' dedim
Kederim...
Ya zordur herşeyin bitişi ve yeninin gelişi
O acının kalbe ilmek ilmek işlenişi.
Boğazda, Kanalda, kavrulmuş toprağımız da
Aktı kan ki ne kan
Dereler, seller, denizler kırmızıya boyadı anam
Çarptı ki bir parçası gavur illetinin sol yanımda yaram
Süngünün ucuna takılmıştır hürriyet sancağı
Alıp, öpüp, anlımıza koyumuşuzu bilmez çoğu baş
Son değildir bu haykırış, olmayan kaçış ve yalvarış
Ya barış!
Ya barış!
Ya da kara toprağa varış!
Oradan buraya ne farktır
Boynununa ilmek ilmek dizilmiş sözlerin ve urgan
''Söylemeyeceğim ağabey''
''Bilirsin konuşmam pek''
Hele de şeref bilmez, ar bilmez, yar bilmezle hiç konuşmam
Beni asın
Bir ricam vardır ki
''Ağabey, yolumdan gelme''
Bilirsin, zordur son çırpınış.
Kayıt Tarihi : 18.1.2016 20:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!