Gelin canlar bir olalım
Yürüyelim hep el ele
Birlikte dirlik bulalım
Yürüyelim hep el ele
Atalım kini nefreti
Gönül bahçesine gül ekmediysen
Bülbül olamazsın bağda çağlama
El vurup yareme el vermediysen
Gönlünü gönlüme karıp bağlama
Aşkın ateşinde kavrulmadıysan
Gönül yelken açmış koyda canan var
Leyla mendil atmış soyda canan var
Candan ötesi yok bellersin ama
Menzilini arar say’da canan var
Tomurcuğu coşar gülünde canan
Bir salıncak ruhunda salınacak hayatın
Bir ileri bir geri hayatı ( olgunluğu ) bulacaksın
Bir gün acıyı sunar bir gün bal verir tadın
Yaşadıkça görecek farkı anlayacaksın
Sen yarının çocuğu göl senin sahra senin
Yağmur gibi çiseleyip yaprağa
Rüzgârın sesinin tonudur elif
Can verir değdiği kuru toprağa
Gönül bahçesinin suyudur elif
O gelince başka açar gökyüzü
Ne sen erken geldin
Ne de ben geç kaldım
Hep koşaraken yorulduk
Sonsuzluk ikliminde...
Eski libas gibi âşığın gönlü,
Sökülüp dikilmez bir daha şimdi.
Güzele kapılan gönlümün hâli,
Varıp da dönülmez yollara girdi.
Ruhumu açıp İstanbul doldurmuşlar....
O'nun adını aşk,
Aşkın adını İstanbul koymuşlar...
İstanbul'um, yadiğarıdır atamın.
Kimine çiçektir, kimine böcek
Kiminin yakasında ,kimi ezecek
Sendeki kıymeti kim ne bilecek
Ayağının altında cennettir kadın
Cenneti taşıyan cana susadım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!