Bir salıncak ruhunda salınacak hayatın
Bir ileri bir geri hayatı ( olgunluğu ) bulacaksın
Bir gün acıyı sunar bir gün bal verir tadın
Yaşadıkça görecek farkı anlayacaksın
Sen yarının çocuğu göl senin sahra senin
Yağmur gibi çiseleyip yaprağa
Rüzgârın sesinin tonudur elif
Can verir değdiği kuru toprağa
Gönül bahçesinin suyudur elif
O gelince başka açar gökyüzü
Eski libas gibi âşığın gönlü,
Sökülüp dikilmez bir daha şimdi.
Güzele kapılan gönlümün hâli,
Varıp da dönülmez yollara girdi.
Ayakta pranga elde kelepçe
Dilline kilit mi vurdular senin
En kolay çareyi bulmuşsun bence
Onca ateşlerden yanmıyor tenin
Her yerde kardeşin kanı a karken
Dıştan güler içte huzur yoldaşım
Ne zaman ümitsiz olduk ki gardaşım
Bir sen varsın can özümde candaşım
Sen de gelmeyince yürek yoğruluyor
Yine akşam yine ufuk sarardı
Dosta yanan gönüllere
Girip de kalasım gelir
Yunus leyin ömürlere
Ömrümü katasım gelir
Hakikat-ı bulanlara
Harına yandığım güzel
Bülbüle gam güle tensin
Her şeyin özelden özel
Beni ah benden edersin
Her mevsimde yediveren
Ne Hakimim ne savcı
Ne hanım ne hancı
Ne meydanım ne meydancı
Gelde biç beni samancı
Ne yolum ne yolcu
Yıllarca taşlandın bağrın yaralı
Sen sardın yaranı imam hatiplim
Dinmez ıstırabın oldun olalı
Bu sana reva mı İNSAN hatiplim
Sadece Rabbine kul oldun diye
İstanbul duyguların birleştiği bir şehir
Yaşayan hayatında etmez hiç bir şeyi tehir
Her gidenin yerine yenisini getirir
İstanbul duyguların birleştiği bir şehir
Yedi düvelin gözü üzerinde gezinir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!