Ağustosun on beşine
Düştük zamanın peşine
Her şey bir amaca mebni
Hiç bir şey olmaz boşuna
Kişi kendisini muttaki saydı
Bela denen anttan, çok çabuk caydı,
Kılıfı uydurdu, haddi aşmaya
Musalla önünde, mecburen aydı
Mazlumun Allah diye hakimi var
Zalimin şeytandan başka kimi var
Şeytanın kendine bile hayrı yok
Cehenneme çeken bir çekimi var
Yeni bir Pazar sabahı
Bitmiyor mazlumun ahı
Bu böyle sürüp giderse
Kim nasıl görür felahı
Yeni gün yeni hafta
Kim kimle hangi safta
Mazrufu düşünen yok
Ekserin gözü zarfta
Siyasetçilerin işleri çok zor
Sözleri kayıda alınmaktadır
Rabbine diyemez beni gör mazur
Ölen musallada ayılmaktadır
Mazlumların bitmez mi, yürekten çıkan ahı,
Bitsin şu karanlıklar, göster bize sabahı,
El açtık yalvararak, bekliyoruz felahı,
Allahım biliyorum, herşeyi görmektesin,
Hala bu mazlumları, neden bekletmektesin,
Hesap gününü düşün, öyle dersine çalış,
Nefes bitene kadar, kayıtlar sürmektedir,
Mazereti yok bunun, mukadder güne alış,
Unutma ne yaparsan, yaratan görmektedir.
Mart ayının yirmi dördündeyiz
Mazlum milletlerin derdindeyiz
Mazlumun kimliğine bakmadan
İnsanlığın emrine amadeyiz
Adil ol adalet dağıt
Artı ile dolsun kağıt
Şeytanı sevindirir
Mazlumdan çıkan ağıt




-
Sema Sefa
-
Atila Yalçınkaya
-
Ömer Yalçın
Tüm Yorumlarsüper bir dörtlük çok beğendim maaşaallah
Yürekten kopan bir fırtına imiş, şiiriniz.
Herdem arar babamızı yollarda gözlerimiz.
selam ve dua ile
Sevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.