Ben seninle
uykular, uykular,
uykular uyudum.
Sana erken sabahta
taze değdim.
Meğerki göğsüne
Cancağ'zım, otursaydık
kavun lezzetiyle!
Söz ki derindeydi,
eridi, hamur oldu;
işte onu lezzetiyle!
Onlar, erkenci güvercinler,
sevişmenin kuytusuna, argın
tüyler bıraktılar. Kanat vurmak
sonraki işleri. Değil mi ki beden
arındıkça uçuşur.
Kargaları ürküten ezan sesi
sabaha değiyor.
Sabah bana değiyor.
İçim acıyor.
-I-
Sabahın serinliğiyle yazıyordum; güneş
hınzır bulutla çekişiyordu.
-II-
Dokunsam, diyordum
kadim sesli rüzgara.
Tenha kıra uzandım,
göl hayatı inceydi.
Bazen de içerdedir gece.
Karanlık, içerdedir.
Perdeleri kapalı
odada.
Orda ay yoktur:
Tay tay diyorduk,
gülüyorduk, oğul
da gülüyordu.
... Seğirtip
şakrak gitti.
Ben mi.. çalışıyorum
yeşilin hem sarının
hem kızaran mânânın
gizini kavramaya.
Yaprak da çalışıyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!