: Sılaya hasretken çocukluğumda
Sana geldim İstanbul
40 yıl kayboldum sokaklarında
Artık beni bırak ne olur
Ayasofya Süleymaniye
sana gölge yapıyor
Güneş seni kiskanarak batıyor
Bağrında padişahlar Eyüp Sultan yatıyor
Senden ayrılmak çok zor fakat ömrüm bitiyor
Yaslanan tepelerden şikayetim var
Sıra sıra dizilen dağlar kadar
Bu memleket artık bana dar
Gezeceğim diyar diyar
Almanya'da gözüm var
Yer gök döşendi sadece senin için
Nankör olma bu hırs bu öfke niçin
Başak bile boyun eğer toprağa minnet için
Siramizi bekliyoruz iki metre mezar icin
Kalabalıkların içinde tek bir başıma
Geçti ömrüm geldi ölüm yaşına
Irmakların cosarak akışına
Bir ananın kucağına
Bir atanın ocağına
Kuşların özgürlük şarkısına
Bir bebeğin bakışına
Hasret kaldım toprağına tasina
Her sabah doğduğunda dehşete düşüyorum
Gülmek haram oldu gozyasiyla yaşıyorum
Ne büyük ilahtirki kudretine şaşıyorum
Penceremden gir içeri ısıt beni usuyorum
Dalgaların dövdüğü tasa dondum kanadı kırılmış kuşa döndün
Baharı yaşamadan kısa döndüm
Değirmen taşı gibi tekrar tekrar başa dondum
Heyseyin sonu gibi aslında boşa dondum
: Sizden ayrılalı bu beşinci yaz
Burası geceleri çok ayaz
Bulutlara gizlenerek yapma naz
Çok derinde değilim
Benimde ısıt biraz
Annem yazmis
Yükseklerde uçmak idi muradım
Diyar diyar bir dost aradım
Esti rüzgar bir dalda duramadim
Yıktı fırtına yuvamı kuramadim
Kayıt Tarihi : 30.11.2025 23:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!