Sevmiyorum yürüdüğüm yolların tanıdık olmasını,
Sevmiyorum o yollarda mendil satan çocuklar görmeyi.
Gözlerimi kapatıyorum her seferinde ama duyuyorum küçük
yüreklerinde büyük heyecanlar var her birinin ve her birisi o
heyecanlar azaldıkça kötü birer insana dönüşecek biliyorum
ve sevmiyorum yaşamayı bu yüzden, dogmatik kavramlara
tutuklu kalan ruhumu anlam arayan zihnimi gözyaşlarımı
yastıklarıma saklamayı mutlu gibi davranmayı sevmiyorum.
Özdemir Asaf’ı, Nihal Adsız’ı, Cemal Süreyya’yı,
Atilla İlhan’ı, Nazım Hikmet’in tanıştığı her renkli gözlü
kadına âşık olmasını,
Küçük İskender’e bu kadar benzemeyi sevmiyorum.
Hatasına nefret ediyorum bu yüzden Atilla İlhan’dan onun
satırlarından ve Küçük İskender’den bu kadar erken öldüğü
için!
Sevmiyorum masumiyeti çünkü biliyorum artık bu yalnızca
bir maske,
Hiçbir insan masum değil ve her birisi ruh emici sadece
sevilmek istiyorlar sevmek değil,
Ya da sadece sevişmek soğuk yataklar ısınana kadar,
Isınınca yalnız uyumaları seviyorlar kendi rüyalarında yalnız
olmak.
Sevmiyorum bu yüzden kendimi nefret ediyorum hatasına,
Kendime ihanetimden, hiçbir şeye bir nokta koyamamaktan,
virgülleri bu kadar sevdiğimden,
duygusuz görünmek için kendi ruhumun bileklerini
kesmişliğim var benim!
Bu yüzden sevmiyorum kendimi bu kadar duygusuz görünüp
bu kadar sevilmek istediğim için.
Çocukken yalanlar büyüdüm ben artık,
büyüdüm ve nefret ediyorum yalanlardan,
Sürekli yalancı insanlara rast gelmekten,
Onların sözlerinde, gözlerinde kendi çocukluğumu
görmekten nefret ediyorum…
Bu yüzden sevmiyorum,
sevmiyorum sevmeyi,
Sevmiyorum kendimi sevmiyorum sevme şeklimi,
Unutmayı en çok unutmayı sevmiyorum,
Unutulmayı böyle en içten isterken
En çok unutulmak isterken sesten…
Kayıt Tarihi : 24.10.2026 09:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!