Düşlerimde büyüttüğüm,
Hayallerimde yaşattıgımdın.
Saklandıgım sıgınagımdım.
Dualar ettiğim, feryat figan,zifiri karanlıklarda,sabahı bulunmaz,gecenin koynunda yüreğimi koydugum sunaktın.Sen,bendin.Ben ise bütün ruhumla senindim.
Seni düşledim,düşlerken her aldığım nefeste bana can verendin.Sen,candelenimdin...sevgili sevgilim.Şimdi biliyorum ki sen benim dünyaya geliş sebeblerimdendin.Uzaktan da olsa seni bilmek,seni okumak,sesini duymaktı.Elini tutmak hayali,azraille karşılaşmak gibi olurdu diye düşünürdüm.Korkardım senden.Bilinmezden korkan,ürkek bir çocuk misali.Hayaldin benim için.SEN BİR GÜNEBAKANDIN...Zira,
Günebakan çiçeğinin kaderidir güneşe bakarken olmak ve yine ona bakarken solmak... Her hasret duyulan gibi ışık da iki ucu keskin bıçak. Gözünün nuru olan maşuk, bazen de gönlünün nârı oluverir.Demişler.Seni uzaktan sevip,aşkının narı ile yanacağımı bilirdim.Sen ulaşılmazdın...Vakurdun...Kendini beğenmişliğin,volkan gibi bir anda patlayıp etrafındaki her şeyi yakıp kül edeceğini blirdim.Bilirdim,sen de boş değildin ama bilmediğim pes edeceğindi.Bilmediğim bir gün beni sevip dileyeceğindi.
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim