Dökülür bütün yaşlar
Bir evlat gidişinde
Tüm umut kapıları kapanır
Hasret paçalarından akar
Irmakların şırıtlısı kulağında
Yapraklar savrulur dört bir yana
Bir kaç damla daha,
Ne çıkar ki ha bir eksik ha bir fazla,
Söyle çekinmeden, bir kaç kelime daha,
Alıştım, seni dinleyerek canımın yanmasına,
Senden gelen acıya da razıyım ya
Çok iyi biliyorsun, bu yüzden en derini eşiyor,
Yollar alıştı gidişine,
Benim aksime,
Ve yine giderken,
Bir kaç kuru dal daha,
Tutuşturdun elime.
Karanlık ocağımı ışıtsın,
Bir kadın düşün
Oldukça yaralı
Ama gizli gözyaşları
İçine akıtır tüm acılarını
Bir kadın düşün
Oldukça yaralı
Bulutların üzerinde, giderken çok uzaklara,
Bir kar tanesi gördüm, yanı başımda,
Seslendim hemen, "Bende gelebilir miyim seninle?"
Önce baktı bana, düşündü biraz galiba,
"Yeryüzüne inemeden erimekten korkmaz mısın?"
"Olsun" dedim heyecanla, "Ayaklarım yere değecek, biliyorum."
Bir, iki, üç ve bir nefes daha!
Başaracaksın, hadi!
Bırak elindekileri,
At ne varsa üstündekileri
Bir, iki, üç ve bir nefes daha!
Deniz kabul edecek seni
Gözlerin bile kararsız, senin gibi,
Güneşte ela, gecede kahverengi bir dünya,
Ne yapacağını bilmez haldesin ya
Umut denizine dal son bir defa,
Cesaretini kıskansın, tüm balıkçıl kuşlar,
Saygı duruşuna geçsin dalgalar,
Geldiğimde bulsam seni
Ne yarın da ne bugün de
Sonsuzlukta tatsam seni
Açılmamış goncalar da
İçilmemiş şerbetler de
Okunmamış romanlar da
Bazen güldüm, bazen ağladım,
Bu hikayeyi, sana adadım,
Özenle yazdım, her satır arasına,
Senin için hediyeler sakladım.
Taze kalsın heyecanın,
Bu kışta sert geçti
En kalın battaniyeler bile
Ayaklarımı ısıtmaya yetmedi
Elimde bir kavanoz çikolata
Yedim yedim bir türlü sonu gelmedi
Alışıyorum galiba
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!