Bir adam gördüm
Bankta, tek başına oturan
Omuzları çökmüş,
Başı ayaklarına bakan
Merhaba dememe, pek oralı olmadı
Oturdum yanına, istifini bozmadı
Hal hatır sordum, nasılsın dedim
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Sevgi Abidesi
Bir adam gördüm
Bankta, tek başına oturan
Omuzları çökmüş,
Başı ayaklarına bakan
Merhaba dememe, pek oralı olmadı
Oturdum yanına, istifini bozmadı
Hal hatır sordum, nasılsın dedim
Elini usulca, dizime koydu
Boş ver dercesine, hafifçe vurdu
Hiç ama hiç, konuşmuyordu
Hadi baba dedim, biraz sohbet edelim
Başını kaldırdı, yüzüme baktı
Gözlerindeki hüzün içimi yaktı
Dedi ki, ben sana ne anlatayım
Unumu eledim, astım eleğimi
Kalmadı hiç, yaşama nedenim
Kaybettim umutlarımı, hayallerimi
Epey oldu, eşimi yitireli
Her gün gelirdik, biz onunla bu parka
Senin oturduğun, yerde otururdu
Onsuz yaşamak, yaşamak değil ki bana
Birden, feri kaçmış gözleri doldu
Anlattı onu, ne kadar çok sevdiğini
Mutlu geçen, o güzel yıllarını
Anlattıkça anlattı, döktü bana yüreğini
Ne çocukları doldurmuş, ne torunları
Çok sevdiği eşinin, kalbindeki yerini
İmrenerek dinledim, sevgi abidesini
Aldım elime, öptüm o kırışmış ellerini
Vedalaştık tekrar, görüşmek dileğiyle
Uzaklaştım yanından, yaş dolu gözlerimle...
Halim AKIN
15 Ekim 2009 14.30 - İZMİR
Halim Akın
üstadım;
orhan baba ne diyordu '' HOR GÖRME GARİBİ KİMBİLİR NE DERDİ VARDIR..''
duygu yüklü yüreğinizin sesi olan bu güzel çalışmanızı beğenerek okudum..
kutlarım saygın kaleminizi ve sevgi dolu yüreğinizi..tam puan 10..akçaydan selam ve saygılarımla...ibrahim yılmaz
Güzel bir çalışma benzer bir çalışmayı geçen hafta ben de kaleme almıştım kutluyorumSelam ve Saygılarımla
Çok sevdiği eşinin, kalbindeki yerini
İmrenerek dinledim, sevgi abidesini
Aldım elime, öptüm o kırışmış ellerini
Vedalaştık tekrar, görüşmek dileğiyle
Uzaklaştım yanından, yaş dolu gözlerimle...
Hiç kimse, bir diğerinin yerini dolduramıyor.Çok güzel bir anlatımdı.Tebrikler.
Gerçekten insanı duygulandıran, düşündüren harika bir öykü çalışması. tebrikler.
Bir günün tüm edimlerinin içinden en önemlisini ,us'ta iz bırakanını şiire getirmiş Şair.
O ortamı ve şiire konu olan asıl anlatıcıyı az çok tahmin edebiliyorum.
Buruk bir tavırla anlattıklarının değerini de.
Güzeldi.
Dersler aldım şiirden.
Kutlarım.
Okurken insanın içine işleyen dizelerdi tebrikler şairim saygılar
harika bir anlatisin var muhterem teprik eder sihhatta olmani temeni ederim
Çok sevdiği eşinin, kalbindeki yerini
İmrenerek dinledim, sevgi abidesini
Aldım elime, öptüm o kırışmış ellerini
Vedalaştık tekrar, görüşmek dileğiyle
Uzaklaştım yanından, yaş dolu gözlerimle...
***
Sevmek bu olsa gerek, narin çiçeği ölesiye kalpte saklamak...
Halim Bey, beğenmemek mümkün mü?..
Sevgiler +
İnsan yaşamından gerçek bir kesit ve duygusal bir anı... zaman yokmu, şu acımasız zaman, biliriz sonunda ne yapar insanı. Başarılı dizeler, başarılı öykü ve duygusal derinlik. Sevmek bir başka güzel, sevgiye tanık olmak bir başka güzel. Sevgilerimle kutluyorum. TAM PUAN ve başarı dileklerimle..
Yine ah o eski aşklar dedirten güzel bir anı şiirdi...
Kutluyorum.
Yüreğinize kaleminize sağlık.
Saygımla...
Bu şiir ile ilgili 47 tane yorum bulunmakta