beden sessizlikle iyileşir,
çünkü en derin yaralar gürültüden değil,
duyulmayan çığlıklardan açılır.
bir odanın köşesinde,
ışığın perde aralığından sızdığı
o ince vakitte kalp kendi nabzını dinlemeyi
öğrenir yeniden.
susmak bazen kaçmak değildir.
susmak, içimizde kırılan camları
tek tek toplamaktır avuçlarımızla.
her kesik bir hatıra,
her sızı bir öğretmendir.
ve beden,
kendini bağışladığımız gün
yavaşça gevşer,
omuzlarımızdan iner dünyanın yükü.
ruh farkındalıkla iyileşir.
çünkü ruh, karanlıktan korkmaz
ama inkar edilmekten ürker.
onu görmezden geldikçe
daha yüksek konuşur rüyalarımızda.
bir çocuğun içimizdeki ayak sesleri gibi
geceye çarpar özlemlerimiz.
fark etmek,
acıya adını vermektir.
kırgınım demektir.
korkuyorum diyebilmektir aynaya bakarken.
ve o an,
sanki içimizde bir kapı aralanır,
içeri temiz bir rüzgar girer.
beden sessizlik ister,
telefonların sustuğu,
zamanın ağırlaştığı,
nefesin derinleştiği bir an.
çünkü iyileşmek aceleye gelmez,
bir çiçeğin tomurcuklanması gibi
sabır ister,
güneş ister,
kendine şefkat ister.
ruh farkındalık ister,
neden sevdiğini,
neden incindiğini,
neden aynı yaraya tekrar yürüdüğünü
bilmek ister.
bilmek özgürleştirir.
anlamak hafifletir.
kabul etmek ise iyileştirir.
bir gün,
sessizliğin ortasında
kalbinin ritmiyle barışırsın.
ve farkındalığın ışığında
kendine yabancı olmadığını anlarsın.
o zaman görürsün.
beden bir evdir,
ruhun misafir değil, sahibidir.
ve ev,
ancak içindeki ışık yakıldığında
ısınır.
beden sessizlikle iyileşir,
çünkü huzur en çok içte büyür.
ruh farkındalıkla iyileşir.
çünkü insan en çok kendini gördüğünde
tamamlanır.
ve belki de iyileşmek,
hiç kırılmamış olmak değildir.
kırık yerlerinden
ışık sızdığını fark etmektir.
Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 2.3.2026 22:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!